Uzak Şehir 71. bölüm fragmanı yayınlandığında açıkçası ben de kaşlarımı kaldırarak izledim, çünkü bu kadar kısa sürede bu kadar çok "tanıdık" hamleyi üst üste koymak kolay iş değil. Fragmanın merkezinde yine Alya ile Cihan'ın arasına sokulmak istenen o malum şüphe var: bebeğin babası kim? Ecmel'in o sırıtışıyla ortaya attığı iddia, "o çocuk Cihan'ın değil" göndermesi, dizinin en başından beri kurulmaya çalışılan güven ilişkisini tek hamlede yerle bir etmeye aday. Enver'in adının bu meselenin içine karışması ise izleyiciyi doğrudan eski Türk dizilerinin arşivine götürüyor, çünkü bu kalıbı hepimiz daha önce defalarca izledik. Fragmanda ayrıca Feride cephesinde ilerleyen o garip hat var; sahte nişan, sahte evlilik, bir günde tanıdığı adama ettiği cümleler... Karakterin yazılışındaki savrulma artık gözle görülür hale geldi ve izleyicinin tepkisi de boşuna değil. Şahin ve Boran tarafında ise Albora konağının içindeki kırılmalar derinleşiyor, kardeşlerin arasındaki o eski sadakat bağı iyice inceliyor. Fragmanın en güçlü sahnesi bence Cihan'ın yüzündeki o donuk ifade; konuşmuyor, bağırmıyor, sadece bakıyor ve o bakışta hem öfke hem kırgınlık var. Bir de hastane koridoru görüntüleri dikkatimi çekti, bebeğin sağlığıyla ilgili bir kriz kapıda gibi duruyor. Kısacası fragman, dizinin uzun süredir biriktirdiği gerilimi tek bir "babalık" sorusuna indirgemiş durumda ve bu da bazı izleyiciler için heyecan, bazıları içinse bardağı taşıran damla olmuş.
Benim tahminim şu yönde: Ecmel'in attığı bu iftira büyük ihtimalle birkaç bölüm içinde çürütülecek, çünkü senaryo Alya karakterini bu kadar zedeleyip geri dönüşsüz bir yere koymaz. Ama asıl mesele sonucun ne olduğu değil, Cihan'ın bu şüpheyi bir an bile aklına getirip getirmeyeceği. Eğer bir saniye bile tereddüt ederse, Alya onu affetse bile o çatlak orada kalır ve ikili arasındaki ilişkinin geri kalanı o çatlağın üzerine kurulur. Bence dizinin asıl riskli noktası burası. Feride hattına gelince, izleyicinin büyük kısmı bu karakterin yazılışından rahatsız ve bu rahatsızlık ekranda da hissediliyor; sahte nişan hikâyesi ya çok hızlı kapanmalı ya da gerçekten sürpriz bir yere bağlanmalı, yoksa bölüm ortasında kanal değiştiren seyirci sayısı artmaya devam eder. Şahin tarafında ise bir ihanet ihtimali kokusu alıyorum, özellikle Ecmel'in ona uzattığı o el boşuna gösterilmedi bence. Bebeğin sağlık durumuyla ilgili sahne de muhtemelen finalde bir hastane koşuşturmasıyla bitecek ve hepimiz bir hafta daha "acaba" diye bekleyeceğiz. Doğrusunu söylemek gerekirse Uzak Şehir ilk bölümlerindeki o sade, sert, toprak kokan atmosferinden uzaklaştı; yerine daha çok entrika, daha çok yanlış anlaşılma geldi. Yine de oyunculuklar hâlâ ayakta tutuyor diziyi, özellikle Cihan rolündeki performans sahneyi tek başına taşıyor. Umarım senaryo ekibi izleyicinin tepkisini okur ve bu klişe döngüden çıkıp karakterlerin içine tekrar girer. Çünkü bu dizinin potansiyeli hâlâ duruyor, sadece biraz cesarete ihtiyacı var.
Bölüm Yorumu
Uzak ŞehirUzak Şehir 71. bölüm fragmanı yayınlandığında açıkçası ben de kaşlarımı kaldırarak izledim, çünkü bu kadar kısa sürede bu kadar çok "tanıdık" hamleyi üst üste koymak kolay iş değil. Fragmanın merkezinde yine Alya ile Cihan'ın arasına sokulmak istenen o malum şüphe var: bebeğin babası kim? Ecmel'in o sırıtışıyla ortaya attığı iddia, "o çocuk Cihan'ın değil" göndermesi, dizinin en başından beri kurulmaya çalışılan güven ilişkisini tek hamlede yerle bir etmeye aday. Enver'in adının bu meselenin içine karışması ise izleyiciyi doğrudan eski Türk dizilerinin arşivine götürüyor, çünkü bu kalıbı hepimiz daha önce defalarca izledik. Fragmanda ayrıca Feride cephesinde ilerleyen o garip hat var; sahte nişan, sahte evlilik, bir günde tanıdığı adama ettiği cümleler... Karakterin yazılışındaki savrulma artık gözle görülür hale geldi ve izleyicinin tepkisi de boşuna değil. Şahin ve Boran tarafında ise Albora konağının içindeki kırılmalar derinleşiyor, kardeşlerin arasındaki o eski sadakat bağı iyice inceliyor. Fragmanın en güçlü sahnesi bence Cihan'ın yüzündeki o donuk ifade; konuşmuyor, bağırmıyor, sadece bakıyor ve o bakışta hem öfke hem kırgınlık var. Bir de hastane koridoru görüntüleri dikkatimi çekti, bebeğin sağlığıyla ilgili bir kriz kapıda gibi duruyor. Kısacası fragman, dizinin uzun süredir biriktirdiği gerilimi tek bir "babalık" sorusuna indirgemiş durumda ve bu da bazı izleyiciler için heyecan, bazıları içinse bardağı taşıran damla olmuş.
Benim tahminim şu yönde: Ecmel'in attığı bu iftira büyük ihtimalle birkaç bölüm içinde çürütülecek, çünkü senaryo Alya karakterini bu kadar zedeleyip geri dönüşsüz bir yere koymaz. Ama asıl mesele sonucun ne olduğu değil, Cihan'ın bu şüpheyi bir an bile aklına getirip getirmeyeceği. Eğer bir saniye bile tereddüt ederse, Alya onu affetse bile o çatlak orada kalır ve ikili arasındaki ilişkinin geri kalanı o çatlağın üzerine kurulur. Bence dizinin asıl riskli noktası burası. Feride hattına gelince, izleyicinin büyük kısmı bu karakterin yazılışından rahatsız ve bu rahatsızlık ekranda da hissediliyor; sahte nişan hikâyesi ya çok hızlı kapanmalı ya da gerçekten sürpriz bir yere bağlanmalı, yoksa bölüm ortasında kanal değiştiren seyirci sayısı artmaya devam eder. Şahin tarafında ise bir ihanet ihtimali kokusu alıyorum, özellikle Ecmel'in ona uzattığı o el boşuna gösterilmedi bence. Bebeğin sağlık durumuyla ilgili sahne de muhtemelen finalde bir hastane koşuşturmasıyla bitecek ve hepimiz bir hafta daha "acaba" diye bekleyeceğiz. Doğrusunu söylemek gerekirse Uzak Şehir ilk bölümlerindeki o sade, sert, toprak kokan atmosferinden uzaklaştı; yerine daha çok entrika, daha çok yanlış anlaşılma geldi. Yine de oyunculuklar hâlâ ayakta tutuyor diziyi, özellikle Cihan rolündeki performans sahneyi tek başına taşıyor. Umarım senaryo ekibi izleyicinin tepkisini okur ve bu klişe döngüden çıkıp karakterlerin içine tekrar girer. Çünkü bu dizinin potansiyeli hâlâ duruyor, sadece biraz cesarete ihtiyacı var.