İçeriğe geç
Kızılcık Şerbeti 145. Bölüm 4. Fragmanı

Kızılcık Şerbeti 145. Bölüm 4. Fragmanı

Kızılcık Şerbeti Sezon 1 · Bölüm 145 4 izlenme

Bölüm Yorumu

Kızılcık Şerbeti

Dördüncü fragman meselesini konuşmadan geçmek olmaz, çünkü Kızılcık Şerbeti tarafında bu artık neredeyse bir gelenek hâline geldi ama 145. bölüm için gelen bu son parça gerçekten farklı bir yerden tutuyor. Bir kere görüntülerin tonu değişmiş; o fazla parlak, fazla tatlı ev içi sahnelerin yerini yeniden gergin bakışmalar, yarım kalan cümleler ve kapı eşiklerinde donup kalan insanlar almış. Nursema'nın o sahnesi mesela, karşı tarafa doğru bakıp yüzünün bir anda değişmesi tek başına bütün fragmanı taşıyor. İzleyicilerin çoğu oraya Nilay'ın geldiğini düşünüyor ve açıkçası ben de o okumaya yakınım, çünkü Nursema'nın o ifadesi korkudan çok "yine mi sen" demenin ifadesi. Bir de ilk kez "olamaz" dediğini duyuyoruz ki bu kadın dizinin en çok yıkılan, en çok toparlanan karakteri; onun ağzından böyle bir cümlenin çıkması tek başına bölümün ağırlığını anlatıyor. Çimen tarafında işler iyice karışık; o kızın üstüne giden herkesin kendi hesabı var ve fragmanda gördüğüm kadarıyla bu bölümde biri onu kalkan olarak kullanacak. Fatih ve Pembe cephesinde de bir dinginlik yok, aksine eski kavgaların külü yeniden eşeleniyor gibi. Fragmanın en çok dikkatimi çeken detayı ise müzik seçimi oldu; ilk sezonun o gergin, davul gibi vuran altyapısı geri gelmiş. Konak sahnelerinde kalabalık yine artmış, masa etrafındaki o sessizlik dizinin en iyi yaptığı şeylerden biri ve burada yeniden kullanılmış. Kısacası dört fragmanlık bir yayın stratejisi genelde "bölüm zayıf" sinyali verir ama burada tam tersi, elde fazla malzeme olduğu için parça parça serpiştirilmiş hissi var.

Benim tahminim şu yönde: Nilay'ın dönüşü tek başına bir sürpriz değil, asıl mesele neyle döndüğü. Elinde bir bilgi, bir belge ya da birini köşeye sıkıştıracak bir sır varsa bu bölüm gerçekten kartların yeniden dağıtıldığı bölüm olur. Nursema cephesinde ise korkum şu; bu karakter her toparlandığında yazarlar yeni bir travma icat ediyor ve "olamaz" repliği bana yine onun hayatına dair bir yıkımın kapıda olduğunu düşündürüyor. Çimen meselesinde izleyicinin sabrı taştı açıkçası, yorumlarda bile "bırakın ölsün" diyen var ki bu bir karakter için en kötü sinyal; ya yazarlar onu ciddi bir dönüşümle kurtaracak ya da gerçekten gözden çıkaracaklar. Bence ikincisi daha olası, çünkü dizide biri fazla kullanılmaya başlandığında genelde büyük bir sahneyle veda ediyor. Doğrusunu söylemek gerekirse ben bu diziden en çok ilk sezonun o sınıf çatışması tadını özledim ve bu fragman bana o tadı ilk defa uzun zaman sonra hissettirdi. Yayınlanamayan haftanın ardından fragmanlarla bölüm izlemiş olmamız da ayrı bir komedi ama kanal tarafı bu boşluğu iyi değerlendirmiş, bekleme süresini merakla doldurmuş. Beklentim; bu bölümün sonunda en az iki karakterin hayatının tamamen değişmesi, bir ilişkinin kopma noktasına gelmesi ve Pembe'nin o her şeyi göğüsleyen tavrının ilk kez işe yaramaması. Acaba Nursema bu sefer kaçmak yerine karşısına dikilecek mi, yoksa yine herkes gibi susup geri mi çekilecek? Bence bu sorunun cevabı bütün sezonun gidişatını belirleyecek. Bölümden sonra konuşuruz, umarım fragmanlar kadar doyurucu olur.