Fragmanı açar açmaz ilk dikkatimi çeken şey Nursema'nın sesi oldu açıkçası, ve sanırım bu konuda yalnız da değilim; yorumlarda herkes aynı şeyi söylüyor, gerçekten uzaktan bir akrabanın kapıdan girmesi gibi bir his yarattı. Kızılcık Şerbeti bu karakteri geri getirirken aslında kendi eski dengesini de geri getirmeye çalışıyor gibi, çünkü son haftalarda hikâye biraz dağınıktı, kim kiminle neden kavga ediyor takip etmek zorlaşmıştı. Nursema'nın dönüşüyle beraber özellikle Nilay cephesinde yaşanacak yüzleşme fragmanda net hissediliyor; bir tarafa Nilay'ın geldiğini görüp geri dönen o sahne küçücük ama çok şey anlatıyor, demek ki henüz karşı karşıya gelmeye hazır değil, ya da dönüşünü bir süre daha gizli tutmak istiyor. Diğer yanda Fatih ve Başak tarafında işler iyice çıkmaza girmiş durumda; Cem'in babasını öğrenmesi meselesi ortalığı karıştırdı ama ben burada asıl sorunun saklanan bilgi değil, saklama alışkanlığı olduğunu düşünüyorum. Başak defalarca "benden bir şey gizleme" dedi, Fatih yine kendi bildiğini okudu ve sonuç ortada. Fragmandaki boşanma imasına şaşıran var mı bilmiyorum, bence yok. Bir de Elif var tabii, bu kız dedikoduyu neredeyse olay daha yaşanmadan yayıyor, onun o telaşlı koşuşturması bile tek başına bir alt hikâye. Kıvılcım ve Ömer tarafındaki itiş kakış görüntüsü ise beni en çok huzursuz eden kısım oldu, çünkü kamera açısı, kalabalık, bağrışmalar... hepsi çok tanıdık. Bu dizi daha önce 78. bölümde benzer bir sahneyle Ömer'i bıçaklatmıştı, aynı kurgunun tekrar edilmesi ihtimali hem korkutucu hem de biraz yorucu.
Benim beklentim şu yönde: Nursema döndüğünde ilk iş olarak geride bıraktığı enkazı öğrenecek, yani Asil'in otele çöreklenmesini, tapu oyunlarını, Asude ile Ulvi'nin dağılan düzenini ve Apo'nun ölümden dönmesini. Bütün bunları tek seferde duyan bir insan bence önce susar, sonra çok daha sert bir şekilde sahneye girer. Ben bu karakterin sessiz kalacağına hiç ihtimal vermiyorum. Asıl merakım, Nilay ile karşılaştığı ilk anın nasıl yazılacağı; çünkü Nilay uzun süredir kendini haklı çıkarmaya çalışan bir konumda ve karşısına geçmişin en ağır tanığı çıkıyor. Burada senaryo iki yol izleyebilir: ya klasik bir hesaplaşma sahnesiyle gerilimi tüketir, ya da Nursema'nın dönüşünü bir süre saklayıp izleyiciye sabır testi uygular. İkinci ihtimal daha olası geliyor bana. Fatih ve Başak konusunda ise boşanma gerçekleşse bile bunun kalıcı olacağını sanmıyorum, bu dizide boşanmalar genelde bir sonraki krizin bahanesi oluyor; muhtemelen Cem üzerinden yeni bir velayet ya da aile baskısı hattı açılacak. Kıvılcım ve Ömer için tek dileğim artık rahat bırakılmaları, çünkü bu ikili ilk sezondan kalan sayılı dengeli ilişkilerden biri ve araya üçüncü bir kişi sokulması hikâyeyi taze kılmaz, sadece eskitir. Hala karakterinin sahneleri de bence biraz kısaltılmalı, mizah dozu hikâyenin ağırlığını dengelemek yerine akışı kesiyor. Umarım bu bölüm, dağılan ipleri toplayıp dizinin eski temposuna dönmesinin başlangıcı olur. Fragman bana bu konuda umut verdi, ama Kızılcık Şerbeti çok defa umut verip sonra beklenmedik bir yere savruldu, o yüzden temkinliyim.
Bölüm Yorumu
Kızılcık ŞerbetiFragmanı açar açmaz ilk dikkatimi çeken şey Nursema'nın sesi oldu açıkçası, ve sanırım bu konuda yalnız da değilim; yorumlarda herkes aynı şeyi söylüyor, gerçekten uzaktan bir akrabanın kapıdan girmesi gibi bir his yarattı. Kızılcık Şerbeti bu karakteri geri getirirken aslında kendi eski dengesini de geri getirmeye çalışıyor gibi, çünkü son haftalarda hikâye biraz dağınıktı, kim kiminle neden kavga ediyor takip etmek zorlaşmıştı. Nursema'nın dönüşüyle beraber özellikle Nilay cephesinde yaşanacak yüzleşme fragmanda net hissediliyor; bir tarafa Nilay'ın geldiğini görüp geri dönen o sahne küçücük ama çok şey anlatıyor, demek ki henüz karşı karşıya gelmeye hazır değil, ya da dönüşünü bir süre daha gizli tutmak istiyor. Diğer yanda Fatih ve Başak tarafında işler iyice çıkmaza girmiş durumda; Cem'in babasını öğrenmesi meselesi ortalığı karıştırdı ama ben burada asıl sorunun saklanan bilgi değil, saklama alışkanlığı olduğunu düşünüyorum. Başak defalarca "benden bir şey gizleme" dedi, Fatih yine kendi bildiğini okudu ve sonuç ortada. Fragmandaki boşanma imasına şaşıran var mı bilmiyorum, bence yok. Bir de Elif var tabii, bu kız dedikoduyu neredeyse olay daha yaşanmadan yayıyor, onun o telaşlı koşuşturması bile tek başına bir alt hikâye. Kıvılcım ve Ömer tarafındaki itiş kakış görüntüsü ise beni en çok huzursuz eden kısım oldu, çünkü kamera açısı, kalabalık, bağrışmalar... hepsi çok tanıdık. Bu dizi daha önce 78. bölümde benzer bir sahneyle Ömer'i bıçaklatmıştı, aynı kurgunun tekrar edilmesi ihtimali hem korkutucu hem de biraz yorucu.
Benim beklentim şu yönde: Nursema döndüğünde ilk iş olarak geride bıraktığı enkazı öğrenecek, yani Asil'in otele çöreklenmesini, tapu oyunlarını, Asude ile Ulvi'nin dağılan düzenini ve Apo'nun ölümden dönmesini. Bütün bunları tek seferde duyan bir insan bence önce susar, sonra çok daha sert bir şekilde sahneye girer. Ben bu karakterin sessiz kalacağına hiç ihtimal vermiyorum. Asıl merakım, Nilay ile karşılaştığı ilk anın nasıl yazılacağı; çünkü Nilay uzun süredir kendini haklı çıkarmaya çalışan bir konumda ve karşısına geçmişin en ağır tanığı çıkıyor. Burada senaryo iki yol izleyebilir: ya klasik bir hesaplaşma sahnesiyle gerilimi tüketir, ya da Nursema'nın dönüşünü bir süre saklayıp izleyiciye sabır testi uygular. İkinci ihtimal daha olası geliyor bana. Fatih ve Başak konusunda ise boşanma gerçekleşse bile bunun kalıcı olacağını sanmıyorum, bu dizide boşanmalar genelde bir sonraki krizin bahanesi oluyor; muhtemelen Cem üzerinden yeni bir velayet ya da aile baskısı hattı açılacak. Kıvılcım ve Ömer için tek dileğim artık rahat bırakılmaları, çünkü bu ikili ilk sezondan kalan sayılı dengeli ilişkilerden biri ve araya üçüncü bir kişi sokulması hikâyeyi taze kılmaz, sadece eskitir. Hala karakterinin sahneleri de bence biraz kısaltılmalı, mizah dozu hikâyenin ağırlığını dengelemek yerine akışı kesiyor. Umarım bu bölüm, dağılan ipleri toplayıp dizinin eski temposuna dönmesinin başlangıcı olur. Fragman bana bu konuda umut verdi, ama Kızılcık Şerbeti çok defa umut verip sonra beklenmedik bir yere savruldu, o yüzden temkinliyim.