İçeriğe geç
Haysiyet 1. Bölüm 3. Fragmanı

Haysiyet 1. Bölüm 3. Fragmanı

Haysiyet Sezon 1 · Bölüm 1 31 izlenme

Bölüm Yorumu

Haysiyet

Haysiyet'in 1. bölüm 3. fragmanını izlerken aklımdan geçen ilk şey şu oldu: bu yapım kendini çok fazla ele veriyor. Fragmanın daha ilk saniyelerinde zengin kız - fakir oğlan denklemi bütün çıplaklığıyla ortada. Doğukan Güngör'ün canlandırdığı karakterin mahalle sahneleriyle açılan görüntüler, ardından gelen lüks konak, havuzlu bahçe, şoförlü araba kesmeleri... Bu kurgu tekniği o kadar çok kullanıldı ki artık fragman izlerken sahnelerin sırasını bile tahmin edebiliyorum. Yine de kabul etmek lazım, görüntü yönetimi fena değil; özellikle gece çekilen sokak sahnelerinde ışık kullanımı ve renk paleti düşünülmüş. Merih Öztürk'ün ilk göründüğü sahnede yüzündeki o tedirgin ifade, karakterin ailesiyle arasında bir sorun olduğunu daha replik duymadan hissettiriyor. Fragmanın ortalarında geçen ve iki karakterin ilk defa karşılaştığı o kısacık an, aslında bütün hikâyenin özeti gibi: biri kaçıyor, diğeri onu tutuyor. Klişe ama işleyen bir açılış. Bir de şu var, fragmanda geçen "kimse benim hayatım hakkında karar veremez" tonundaki replik, kızın zorla nişanlandırılma ya da görücü usulü bir evliliğe itilme ihtimalini işaret ediyor gibi duruyor. Baba figürünün o soğuk bakışı, masadaki sessizlik, arkadan gelen ağır müzik... Kıraç'ın imzasını taşıyan jenerik müziği ise fragmanın en güçlü tarafı bence, o melodi olmasa sahnelerin yarısı bu kadar etkili durmazdı. Doğukan Güngör'ün oyunculuğu her zamanki gibi rahat, kamera önünde kendini zorlamıyor; Merih Öztürk için erken konuşmak haksızlık olur, birkaç saniyelik fragman görüntüsüne bakıp "olmamış" demek bana da doğru gelmiyor açıkçası.

Şimdi tahminlere gelelim. Bu tarz hikâyelerde formül bellidir: erkek karakter kızın ailesinin işine bir şekilde girer, ya şoför olur ya korumasıdır ya da bir borç meselesi üzerinden bağlanır. Fragmandaki bazı sahneler bana bir kaza ya da ölüm üzerinden kurulacak bir intikam hattı olabileceğini de düşündürdü, çünkü Doğukan'ın karakterinin yüzündeki o öfke sadece aşk hikâyesine ait bir öfke değil. Dizinin adının "Haysiyet" olması da tesadüf değil; burada onur, namus, sınıf farkı üzerinden kurulacak bir çatışma var. Muhtemelen ilk üç bölüm tanışma ve yakınlaşma, dördüncü bölümden sonra ailelerin devreye girmesiyle işler karışacak. Beni asıl merak ettiren şey, senaryonun bu klişeyi nasıl taşıyacağı. Çünkü konu klişe olabilir, sorun değil; asıl mesele diyalogların ve karakter derinliğinin ne kadar iyi yazıldığı. Eğer Haysiyet babaların masada bağırdığı, kızın odaya kapanıp ağladığı, oğlanın yağmurda ıslandığı standart sahnelerle ilerlerse birkaç bölümde tükenir. Ama sınıf farkını gerçekten hissettiren, mahalle hayatını sömürmeden anlatan bir dil kurabilirse şaşırtabilir. Reyting konusunda ise açıkçası pek iyimser değilim. Bu sezon ekranda çok fazla benzer yapım var ve izleyici artık üçüncü bölümde kararını veriyor. Şu an insanların büyük kısmı diziyi Doğukan Güngör için izleyecek gibi görünüyor, bu da yükü tek bir oyuncunun omzuna bırakıyor. Bence ilk bölümün finali çok kritik; oraya güçlü bir kanca koyamazlarsa ikinci hafta ciddi kayıp yaşarlar. Yine de peşin hükümle "final yapar" demek yerine bir şans vermekten yanayım, en azından iki bölüm izleyip konuşalım.