Çirkin 10. bölüm fragmanı yayınlandığı andan itibaren aklımda tek bir soru kaldı: Meryem gerçekten Engin'le evlenecek mi? Fragmanda gördüğümüz o sessiz, biraz da kırgın bakışlar bana kararın çoktan verildiğini ama yüreğin hâlâ direndiğini düşündürdü. Meryem'in yüzündeki o ifade var ya, ne sevinç ne hüzün; tam arada kalmış bir insanın ifadesi. Sanki "ben bu adamı sevmiyorum ama artık kendimi de affedemiyorum" der gibi. Kadir tarafında ise tam bir enkaz durumu var. Adam yaptığı hatanın ağırlığını yeni yeni anlıyor gibi, fragmandaki o bakışları izlerken içimden "naptın be Kadir" demekten kendimi alamadım. Bir de Cennet'in tavrı çok dikkatimi çekti. Daha birkaç bölüm önce Engin'e serseri diyen, onu aileden uzak tutmaya çalışan kadın, şimdi bu evliliğe onay veriyor. Bu bence samimi bir onay değil; bu, oğluna verilmiş sessiz ama çok sert bir ders. Cennet, Kadir'in canının yanmasını istiyor, bunu açıkça söylemiyor ama her hareketinde hissettiriyor. Fragmanın bir diğer üzücü tarafı da Halis Ağa'nın yokluğuydu. Çetin Tekindor'un o ağır, dengeleyici varlığı olmayınca konak sahneleri gerçekten eksik kalıyor. Hastalığını duyduğumuzdan beri hepimizin aklı onda, bir an önce iyileşip setteki yerine dönmesini diliyorum. Çünkü bu hikâyenin çatısını tutan direklerden biri oydu, olmayınca fark ediliyor.
Bence bu bölümde düğün hazırlıkları tam hızlanmışken Kadir'in bir hamle yapması çok muhtemel. Belki nikâh masasına kadar sessiz kalacak, belki de son anda bir itirafla ortalığı karıştıracak. Ama ben açıkçası Meryem'in artık eski Meryem olmadığını düşünüyorum. Bir kadın bir kez ihanete uğradığında, döndüğünde artık aynı kalbi getirmiyor. Sevdiğin insanın seni yarı yolda bırakması dünyanın en can yakan hâllerinden biri ve dizi bunu abartmadan, gayet gerçekçi bir yerden anlatıyor. Kadmer ihtimalini tamamen kapatmıyorum ama bu evlilik olursa hikâyenin ikinci yarısı çok daha sert bir yere gider gibi duruyor. Engin karakteri de merak ettiğim bir nokta; onun bu evliliğe ne kadar temiz niyetle girdiğini hâlâ tam çözebilmiş değilim. Belki gerçekten âşık, belki de bunun altında bambaşka bir hesap var. Cennet'in ani onayı da tam olarak bu şüpheyi büyütüyor. Bir de oyunculuk tarafını söylemeden geçemeyeceğim, Sema Gültekin bu dizide gerçekten çok iyi iş çıkarıyor; sadece güzelliğiyle değil, bakışıyla, susmasıyla, sesinin titremesiyle oynuyor ve bu da karaktere inandırıcılık katıyor. Dizinin en büyük artısı zaten bu duygusal samimiyet; büyük laflar etmeden, gösterişe kaçmadan insanın içine işleyen sahneler kuruyor. Bölüm arası bekleyiş bu sefer biraz uzun geldi, "özlemişiz" diyen izleyicilere sonuna kadar katılıyorum. Umarım 10. bölüm hem Kadir-Meryem hattında net bir yere varır hem de konak tarafında Halis Ağa'nın boşluğunu hissettirmeyecek güçlü sahneler gelir. Ben nikâh sahnesinde bir sürpriz bekliyorum; ya gelin masadan kalkacak ya da damadın geçmişinden bir şey patlayacak. Siz ne düşünüyorsunuz, bu evlilik gerçekten olacak mı yoksa son anda her şey mi değişecek?
Bölüm Yorumu
ÇirkinÇirkin 10. bölüm fragmanı yayınlandığı andan itibaren aklımda tek bir soru kaldı: Meryem gerçekten Engin'le evlenecek mi? Fragmanda gördüğümüz o sessiz, biraz da kırgın bakışlar bana kararın çoktan verildiğini ama yüreğin hâlâ direndiğini düşündürdü. Meryem'in yüzündeki o ifade var ya, ne sevinç ne hüzün; tam arada kalmış bir insanın ifadesi. Sanki "ben bu adamı sevmiyorum ama artık kendimi de affedemiyorum" der gibi. Kadir tarafında ise tam bir enkaz durumu var. Adam yaptığı hatanın ağırlığını yeni yeni anlıyor gibi, fragmandaki o bakışları izlerken içimden "naptın be Kadir" demekten kendimi alamadım. Bir de Cennet'in tavrı çok dikkatimi çekti. Daha birkaç bölüm önce Engin'e serseri diyen, onu aileden uzak tutmaya çalışan kadın, şimdi bu evliliğe onay veriyor. Bu bence samimi bir onay değil; bu, oğluna verilmiş sessiz ama çok sert bir ders. Cennet, Kadir'in canının yanmasını istiyor, bunu açıkça söylemiyor ama her hareketinde hissettiriyor. Fragmanın bir diğer üzücü tarafı da Halis Ağa'nın yokluğuydu. Çetin Tekindor'un o ağır, dengeleyici varlığı olmayınca konak sahneleri gerçekten eksik kalıyor. Hastalığını duyduğumuzdan beri hepimizin aklı onda, bir an önce iyileşip setteki yerine dönmesini diliyorum. Çünkü bu hikâyenin çatısını tutan direklerden biri oydu, olmayınca fark ediliyor.
Bence bu bölümde düğün hazırlıkları tam hızlanmışken Kadir'in bir hamle yapması çok muhtemel. Belki nikâh masasına kadar sessiz kalacak, belki de son anda bir itirafla ortalığı karıştıracak. Ama ben açıkçası Meryem'in artık eski Meryem olmadığını düşünüyorum. Bir kadın bir kez ihanete uğradığında, döndüğünde artık aynı kalbi getirmiyor. Sevdiğin insanın seni yarı yolda bırakması dünyanın en can yakan hâllerinden biri ve dizi bunu abartmadan, gayet gerçekçi bir yerden anlatıyor. Kadmer ihtimalini tamamen kapatmıyorum ama bu evlilik olursa hikâyenin ikinci yarısı çok daha sert bir yere gider gibi duruyor. Engin karakteri de merak ettiğim bir nokta; onun bu evliliğe ne kadar temiz niyetle girdiğini hâlâ tam çözebilmiş değilim. Belki gerçekten âşık, belki de bunun altında bambaşka bir hesap var. Cennet'in ani onayı da tam olarak bu şüpheyi büyütüyor. Bir de oyunculuk tarafını söylemeden geçemeyeceğim, Sema Gültekin bu dizide gerçekten çok iyi iş çıkarıyor; sadece güzelliğiyle değil, bakışıyla, susmasıyla, sesinin titremesiyle oynuyor ve bu da karaktere inandırıcılık katıyor. Dizinin en büyük artısı zaten bu duygusal samimiyet; büyük laflar etmeden, gösterişe kaçmadan insanın içine işleyen sahneler kuruyor. Bölüm arası bekleyiş bu sefer biraz uzun geldi, "özlemişiz" diyen izleyicilere sonuna kadar katılıyorum. Umarım 10. bölüm hem Kadir-Meryem hattında net bir yere varır hem de konak tarafında Halis Ağa'nın boşluğunu hissettirmeyecek güçlü sahneler gelir. Ben nikâh sahnesinde bir sürpriz bekliyorum; ya gelin masadan kalkacak ya da damadın geçmişinden bir şey patlayacak. Siz ne düşünüyorsunuz, bu evlilik gerçekten olacak mı yoksa son anda her şey mi değişecek?