Çirkin 9. bölümün ikinci fragmanı, ilk fragmanın bıraktığı yerden çok daha sert bir yerden başlıyor ve açıkçası bu kez yapımcıların "tamam, artık gaza basıyoruz" dediğini hissediyorsunuz. Fragmanın merkezinde Kadir ile Engin arasındaki o iyice çatlamış ilişki var. İkisinin karşı karşıya geldiği sahnede Kadir'in bakışları bile yeterli aslında; laf kalabalığına gerek kalmadan, aralarındaki güven duvarının tamamen yıkıldığını anlıyoruz. Engin'in o soğukkanlı, hesaplı tavrı karşısında Kadir'in kontrolü kaybetmeye yakın hali insanı koltuğunda öne doğru eğiyor. Fragmanda dikkatimi çeken bir başka detay, arka planda sürekli dönen o telefon görüşmeleri ve yarım kalan cümleler. Birileri birilerini uyarıyor ama kimin kimi koruduğu hâlâ net değil. Kadir'in geçmişine dair açılan o kısa kapı da öyle; tek bir replikle geçiştirilmiş gibi görünse de aslında bölümün asıl kırılma noktasının orada olacağını düşünüyorum. Kadın karakterlerin fragmandaki payı da azımsanmayacak; özellikle Kadir'e destek olmaya çalışan tarafın, bu kez araya girmekten çekindiğini görüyoruz. Yani herkes bir adım geri çekilmiş, ortada sadece iki inatçı adam kalmış. Görüntü diline de değinmek lazım: karanlık mekânlar, dar çekimler, yüzlere fazlaca yaklaşan kamera... 8. bölümün o biraz daha ferah atmosferinden sonra burada bilinçli bir sıkıştırma var. Bir de fragmanın sonundaki o kapı çarpması ve ardından gelen sessizlik, klasik bir numara olsa da işe yarıyor; bir sonraki sahnede ne olacağını söylemeden bırakıyor. Kısacası fragman, hikâyeyi ilerletmek yerine gerilimi biriktirmeyi seçmiş ve bence doğru yapmış.
Tahminlerime gelirsem, Kadir ile Engin arasındaki bu kavganın bu bölümde çözülmesini beklemiyorum; tam tersine, ikisinin de geri dönüşü olmayan birer hamle yapacağını düşünüyorum. Engin gibi karakterler doğrudan saldırmaz, dolambaçlı yoldan gider; bu yüzden onun elinde henüz göstermediği bir bilgi olduğuna neredeyse eminim. Belki Kadir'in geçmişine dair bir kayıt, belki bir tanık, belki de çok daha basit ama yıkıcı bir belge. Kadir tarafında ise klasik bir öfke patlaması yerine soğukkanlı bir plan görmek isterim, çünkü karakterin bugüne kadarki en güçlü yanı tam da o sabrıydı. İzleyici yorumlarında "Kadir kuduruyor" diyenlere hak veriyorum ama bence oyuncunun en iyi anları bağırdığı yerler değil, sustuğu yerler. Bir de şu tartışmaya girmek istiyorum: birçok kişi 8. bölümde sezon finali havası yaratılmasının hata olduğunu söylüyor ve bu eleştiride haklı bir taraf var. Ekranda otuzun üzerinde yeni yapımın yarıştığı bir dönemde hikâyenin en yüksek noktasını erken harcamak riskli. Ama Çirkin'in elinde hâlâ çözülmemiş birkaç düğüm var ve bu fragman bana asıl hesaplaşmanın henüz yaşanmadığını fısıldıyor. Benim beklentim, bu bölümün sonunda Kadir'in yanında sandığı birinin aslında karşı tarafa çalıştığının ortaya çıkması. Dizinin kurulumu böyle bir sürprize çok uygun. Bir de artık yan karakterlere biraz daha alan açılmasını istiyorum; çünkü ana çatışma ne kadar güçlü olsa da tek kanaldan beslenen hikâyeler yorulur. Pazar akşamını sabırsızlıkla bekleyenlerden biri de benim; umarım fragmanın verdiği sözün en azından yarısını tutar, çünkü bu dizinin potansiyeli gerçekten var.
Bölüm Yorumu
ÇirkinÇirkin 9. bölümün ikinci fragmanı, ilk fragmanın bıraktığı yerden çok daha sert bir yerden başlıyor ve açıkçası bu kez yapımcıların "tamam, artık gaza basıyoruz" dediğini hissediyorsunuz. Fragmanın merkezinde Kadir ile Engin arasındaki o iyice çatlamış ilişki var. İkisinin karşı karşıya geldiği sahnede Kadir'in bakışları bile yeterli aslında; laf kalabalığına gerek kalmadan, aralarındaki güven duvarının tamamen yıkıldığını anlıyoruz. Engin'in o soğukkanlı, hesaplı tavrı karşısında Kadir'in kontrolü kaybetmeye yakın hali insanı koltuğunda öne doğru eğiyor. Fragmanda dikkatimi çeken bir başka detay, arka planda sürekli dönen o telefon görüşmeleri ve yarım kalan cümleler. Birileri birilerini uyarıyor ama kimin kimi koruduğu hâlâ net değil. Kadir'in geçmişine dair açılan o kısa kapı da öyle; tek bir replikle geçiştirilmiş gibi görünse de aslında bölümün asıl kırılma noktasının orada olacağını düşünüyorum. Kadın karakterlerin fragmandaki payı da azımsanmayacak; özellikle Kadir'e destek olmaya çalışan tarafın, bu kez araya girmekten çekindiğini görüyoruz. Yani herkes bir adım geri çekilmiş, ortada sadece iki inatçı adam kalmış. Görüntü diline de değinmek lazım: karanlık mekânlar, dar çekimler, yüzlere fazlaca yaklaşan kamera... 8. bölümün o biraz daha ferah atmosferinden sonra burada bilinçli bir sıkıştırma var. Bir de fragmanın sonundaki o kapı çarpması ve ardından gelen sessizlik, klasik bir numara olsa da işe yarıyor; bir sonraki sahnede ne olacağını söylemeden bırakıyor. Kısacası fragman, hikâyeyi ilerletmek yerine gerilimi biriktirmeyi seçmiş ve bence doğru yapmış.
Tahminlerime gelirsem, Kadir ile Engin arasındaki bu kavganın bu bölümde çözülmesini beklemiyorum; tam tersine, ikisinin de geri dönüşü olmayan birer hamle yapacağını düşünüyorum. Engin gibi karakterler doğrudan saldırmaz, dolambaçlı yoldan gider; bu yüzden onun elinde henüz göstermediği bir bilgi olduğuna neredeyse eminim. Belki Kadir'in geçmişine dair bir kayıt, belki bir tanık, belki de çok daha basit ama yıkıcı bir belge. Kadir tarafında ise klasik bir öfke patlaması yerine soğukkanlı bir plan görmek isterim, çünkü karakterin bugüne kadarki en güçlü yanı tam da o sabrıydı. İzleyici yorumlarında "Kadir kuduruyor" diyenlere hak veriyorum ama bence oyuncunun en iyi anları bağırdığı yerler değil, sustuğu yerler. Bir de şu tartışmaya girmek istiyorum: birçok kişi 8. bölümde sezon finali havası yaratılmasının hata olduğunu söylüyor ve bu eleştiride haklı bir taraf var. Ekranda otuzun üzerinde yeni yapımın yarıştığı bir dönemde hikâyenin en yüksek noktasını erken harcamak riskli. Ama Çirkin'in elinde hâlâ çözülmemiş birkaç düğüm var ve bu fragman bana asıl hesaplaşmanın henüz yaşanmadığını fısıldıyor. Benim beklentim, bu bölümün sonunda Kadir'in yanında sandığı birinin aslında karşı tarafa çalıştığının ortaya çıkması. Dizinin kurulumu böyle bir sürprize çok uygun. Bir de artık yan karakterlere biraz daha alan açılmasını istiyorum; çünkü ana çatışma ne kadar güçlü olsa da tek kanaldan beslenen hikâyeler yorulur. Pazar akşamını sabırsızlıkla bekleyenlerden biri de benim; umarım fragmanın verdiği sözün en azından yarısını tutar, çünkü bu dizinin potansiyeli gerçekten var.