Çirkin 10. bölümün ikinci fragmanı, ilk fragmanın bıraktığı yerden çok daha sert bir yerden devam ediyor ve açıkçası bu sefer işin şakası kalmamış gibi görünüyor. Fragmanın açılışında Meryem'in o hep içine attığı, kimseye açmadığı yorgunluğunun yüzüne vurmuş hali var; bakışları bile önceki bölümlerdekinden farklı. Bir kadının "ben yine mi buradayım" deyişini tek bir planda anlatmak zor iştir ama oyuncunun o sessiz sahnedeki duruşu, üç sayfalık diyalogdan daha çok şey söylüyor. Ardından gelen Nehir sahneleri ise izleyicinin sinirini bozmak için özel olarak tasarlanmış sanki. Kız yine ortalığı karıştırıyor, yine bir laf sokuyor, yine kendini mağdur gösteriyor ve en kötüsü de bu sefer Kadir'i doğrudan Meryem'e karşı kışkırtacak bir hamle yapıyor. Fragmanda geçen "her şey onun hatası mı gerçekten?" repliği de tam olarak bu kışkırtmanın sonucu gibi duruyor; yani Kadir bir yerde Meryem'i suçlu ilan ediyor ama bunu kendi kafasıyla değil, kulağına fısıldananlarla yapıyor. Kadir cephesinde ise ciddi bir kırılma sinyali var; yüzündeki o pişmanlık ifadesi, geç kalmış bir uyanışın habercisi. Engin tarafında da işler karışıyor, adamın her girdiği sahnede bir şeyleri daha fazla bulandırdığı ortada. Fragmanın son saniyelerindeki o yüksek sesli tartışma, kapı çarpması ve Meryem'in arkasını dönüp gidişi ise bölümün finalinde ciddi bir kopuş yaşanacağını düşündürüyor. Bir de gözden kaçmasın: hastane ya da benzeri bir mekânda geçen kısa bir plan var ve bu tek kare bile bölümün sonunun tatlıya bağlanmayacağını fısıldıyor.
Benim tahminim şu yönde: Kadir bu bölümde Nehir'in oyununa bir kez daha geliyor ama bu sefer bedeli ağır oluyor ve bedeli ödeyen yine Meryem oluyor. Dizinin bu noktaya kadarki ritmi şunu gösterdi, Meryem hep bir adım geri çekiliyor, hep susuyor, hep "ben idare ederim" diyor. Fakat fragmandaki duruşu bana bu susuşun bitmek üzere olduğunu düşündürdü. Belki de nihayet Nehir'e karşı sesini yükselttiğini göreceğiz ki izleyicinin haftalardır beklediği şey tam olarak bu. Yorumlara bakınca herkesin ortak derdi aynı: Nehir'e birinin haddini bildirmesi. Senaryo bunu ne kadar geciktirirse o kadar birikiyor ama itiraf edeyim, bu birikmenin kendisi de dizinin en güçlü kozu. Öte yandan Kadir'in aklının başına gelmesi meselesi var ki bence bu bölümde tam olarak olmayacak, yarım kalacak. Yani adam hatasını anlayacak, Meryem'e gidecek ama tam kapıdayken bir şey olacak ve kavuşma bir bölüm daha ertelenecek. Klasik ama işliyor. Engin'in elinde bir koz olduğunu ve bunu bu bölümde masaya süreceğini düşünüyorum, çünkü fragmandaki o rahat tavrı boşuna değil. Asıl merak ettiğim, Nehir'in bu kadar pervasız davranmasının arkasında sadece kıskançlık mı var yoksa bilmediğimiz bir geçmiş hesabı mı? Dizi bunu açarsa karakter birden derinleşir, açmazsa da klasik kötü kadın kalıbında sıkışıp kalır. Bir de Kadir ile Meryem'in sahnelerinin azalmasından şikâyet eden çok kişi var, haklılar da; bu ikilinin kimyası dizinin can damarı, senaryo bunu es geçmemeli. Kısacası zor bir bölüm bizi bekliyor, Meryem adına şimdiden içim burkuldu ama umarım bu sefer ayağa kalkan taraf o olur.
Bölüm Yorumu
ÇirkinÇirkin 10. bölümün ikinci fragmanı, ilk fragmanın bıraktığı yerden çok daha sert bir yerden devam ediyor ve açıkçası bu sefer işin şakası kalmamış gibi görünüyor. Fragmanın açılışında Meryem'in o hep içine attığı, kimseye açmadığı yorgunluğunun yüzüne vurmuş hali var; bakışları bile önceki bölümlerdekinden farklı. Bir kadının "ben yine mi buradayım" deyişini tek bir planda anlatmak zor iştir ama oyuncunun o sessiz sahnedeki duruşu, üç sayfalık diyalogdan daha çok şey söylüyor. Ardından gelen Nehir sahneleri ise izleyicinin sinirini bozmak için özel olarak tasarlanmış sanki. Kız yine ortalığı karıştırıyor, yine bir laf sokuyor, yine kendini mağdur gösteriyor ve en kötüsü de bu sefer Kadir'i doğrudan Meryem'e karşı kışkırtacak bir hamle yapıyor. Fragmanda geçen "her şey onun hatası mı gerçekten?" repliği de tam olarak bu kışkırtmanın sonucu gibi duruyor; yani Kadir bir yerde Meryem'i suçlu ilan ediyor ama bunu kendi kafasıyla değil, kulağına fısıldananlarla yapıyor. Kadir cephesinde ise ciddi bir kırılma sinyali var; yüzündeki o pişmanlık ifadesi, geç kalmış bir uyanışın habercisi. Engin tarafında da işler karışıyor, adamın her girdiği sahnede bir şeyleri daha fazla bulandırdığı ortada. Fragmanın son saniyelerindeki o yüksek sesli tartışma, kapı çarpması ve Meryem'in arkasını dönüp gidişi ise bölümün finalinde ciddi bir kopuş yaşanacağını düşündürüyor. Bir de gözden kaçmasın: hastane ya da benzeri bir mekânda geçen kısa bir plan var ve bu tek kare bile bölümün sonunun tatlıya bağlanmayacağını fısıldıyor.
Benim tahminim şu yönde: Kadir bu bölümde Nehir'in oyununa bir kez daha geliyor ama bu sefer bedeli ağır oluyor ve bedeli ödeyen yine Meryem oluyor. Dizinin bu noktaya kadarki ritmi şunu gösterdi, Meryem hep bir adım geri çekiliyor, hep susuyor, hep "ben idare ederim" diyor. Fakat fragmandaki duruşu bana bu susuşun bitmek üzere olduğunu düşündürdü. Belki de nihayet Nehir'e karşı sesini yükselttiğini göreceğiz ki izleyicinin haftalardır beklediği şey tam olarak bu. Yorumlara bakınca herkesin ortak derdi aynı: Nehir'e birinin haddini bildirmesi. Senaryo bunu ne kadar geciktirirse o kadar birikiyor ama itiraf edeyim, bu birikmenin kendisi de dizinin en güçlü kozu. Öte yandan Kadir'in aklının başına gelmesi meselesi var ki bence bu bölümde tam olarak olmayacak, yarım kalacak. Yani adam hatasını anlayacak, Meryem'e gidecek ama tam kapıdayken bir şey olacak ve kavuşma bir bölüm daha ertelenecek. Klasik ama işliyor. Engin'in elinde bir koz olduğunu ve bunu bu bölümde masaya süreceğini düşünüyorum, çünkü fragmandaki o rahat tavrı boşuna değil. Asıl merak ettiğim, Nehir'in bu kadar pervasız davranmasının arkasında sadece kıskançlık mı var yoksa bilmediğimiz bir geçmiş hesabı mı? Dizi bunu açarsa karakter birden derinleşir, açmazsa da klasik kötü kadın kalıbında sıkışıp kalır. Bir de Kadir ile Meryem'in sahnelerinin azalmasından şikâyet eden çok kişi var, haklılar da; bu ikilinin kimyası dizinin can damarı, senaryo bunu es geçmemeli. Kısacası zor bir bölüm bizi bekliyor, Meryem adına şimdiden içim burkuldu ama umarım bu sefer ayağa kalkan taraf o olur.