İkinci fragman gelince anladık ki Tuzlu Kahve ekibi işi şansa bırakmıyor, bir tanıtım yetmemiş, üstüne bir tane daha bırakmışlar ve açıkçası iyi de yapmışlar çünkü bu ikinci fragman ilkine göre çok daha net bir çerçeve çiziyor. İlk bölümde tanışma faslı vardı, karakterlerin kim olduğunu, evin işleyişini, kimin kime ne borcu olduğunu öğreniyorduk; bu fragmanda ise doğrudan çatışmanın kalbine giriliyor. En çok dikkat çeken şey elbette eltiler arasındaki gerilimin ilk bölümdeki iğneleyici laf sokmalardan çıkıp açık bir rekabete dönüşmesi. Mutfakta, salonda, sofrada geçen sahnelerde kimse artık kibarlık maskesini takmaya zahmet etmiyor; bakışlar keskin, cümleler kısa ve tam hedefinden vuruyor. Yıldız'ın o meşhur saç yolma, isyan etme, evin ortasında kendi kendine söylenme hallerinin geri döndüğünü görmek fragmanın en keyifli anlarından biriydi; 50. saniyedeki o kısa an bile karakterin bölüm boyunca nasıl bir enerji yayacağının habercisi gibi. Bunun yanında gelinin eve tam olarak yerleşememesi, her adımda birinin ona ayar vermesi, en küçük hareketinin bile büyük bir mesele haline gelmesi komediyi besleyen asıl damar. Fragmanda bir de aile büyüklerinin araya girip "biz halledelim" derken işi büsbütün karıştırdığı bir sahne var ki o kısacık planda bile evdeki hiyerarşinin nasıl işlediğini görüyoruz. Erkek karakterlerin bu kavgada tarafsız kalmaya çalışıp ikisi arasında ezilmesi de tanıdık bir tablo. Kısacası fragman, "kavga büyüyecek" demekle kalmıyor, kavganın hangi cephelerden ilerleyeceğini de tek tek gösteriyor.
Bence ikinci bölümde asıl mesele, bu elti gerginliğinin nereye kadar komedi çerçevesinde kalacağı olacak. Şu ana kadar dizi çok güzel bir denge tutturmuş durumda; gülerken bir yandan da evdeki güç dengesinin aslında hiç de masum olmadığını hissettiriyor. Tahminim şu: bu bölümde ortaya küçük bir sır ya da yanlış anlaşılma atılacak ve iki elti bu sır yüzünden birbirini suçlayacak, ama bölümün sonunda ikisinin de aslında ortak bir düşmanı olduğu ortaya çıkacak. Böyle dizilerde en güzel formül budur, önce birbirine giren iki kadın, sonra el ele veren iki kadın. Yıldız'ın bu denklemde nerede duracağı ise ayrı bir soru işareti; o karakter hem arabulucu hem fitilleyici olabilecek kapasitede ve senaristler de bunu çok iyi kullanıyor. Bir diğer merak ettiğim şey damat karakterinin sabrının ne zaman taşacağı, çünkü fragmandaki halinden anlaşılıyor ki adam iki ateş arasında kalmış durumda ve bu tempoda giderse evi terk edip bir süreliğine soluklanmak isteyecek gibi görünüyor. Ayrıca dizi tam bir aile dizisi tadında ilerliyor, herkes birlikte oturup izleyebiliyor ve bu artık gerçekten özlediğimiz bir şeydi; salı akşamlarına yerleşmesi de yerinde bir tercih olmuş. Yeter ki komedi ile duygu arasındaki o ince çizgi korunsun, dizinin en büyük kozu bu samimiyet. Eğer ikinci bölüm de bu fragmanın vaat ettiği tempoyu tutturursa, sezonun konuşulan işlerinden biri olacağını şimdiden söyleyebilirim. Sizce bu elti savaşında kim üstün gelecek, yoksa ikisi barışıp evdeki asıl otoriteye mi kafa tutacaklar? Ben ikinci ihtimale oynuyorum ama Tuzlu Kahve beni şaşırtırsa da hiç şaşırmam.
Bölüm Yorumu
Tuzlu Kahveİkinci fragman gelince anladık ki Tuzlu Kahve ekibi işi şansa bırakmıyor, bir tanıtım yetmemiş, üstüne bir tane daha bırakmışlar ve açıkçası iyi de yapmışlar çünkü bu ikinci fragman ilkine göre çok daha net bir çerçeve çiziyor. İlk bölümde tanışma faslı vardı, karakterlerin kim olduğunu, evin işleyişini, kimin kime ne borcu olduğunu öğreniyorduk; bu fragmanda ise doğrudan çatışmanın kalbine giriliyor. En çok dikkat çeken şey elbette eltiler arasındaki gerilimin ilk bölümdeki iğneleyici laf sokmalardan çıkıp açık bir rekabete dönüşmesi. Mutfakta, salonda, sofrada geçen sahnelerde kimse artık kibarlık maskesini takmaya zahmet etmiyor; bakışlar keskin, cümleler kısa ve tam hedefinden vuruyor. Yıldız'ın o meşhur saç yolma, isyan etme, evin ortasında kendi kendine söylenme hallerinin geri döndüğünü görmek fragmanın en keyifli anlarından biriydi; 50. saniyedeki o kısa an bile karakterin bölüm boyunca nasıl bir enerji yayacağının habercisi gibi. Bunun yanında gelinin eve tam olarak yerleşememesi, her adımda birinin ona ayar vermesi, en küçük hareketinin bile büyük bir mesele haline gelmesi komediyi besleyen asıl damar. Fragmanda bir de aile büyüklerinin araya girip "biz halledelim" derken işi büsbütün karıştırdığı bir sahne var ki o kısacık planda bile evdeki hiyerarşinin nasıl işlediğini görüyoruz. Erkek karakterlerin bu kavgada tarafsız kalmaya çalışıp ikisi arasında ezilmesi de tanıdık bir tablo. Kısacası fragman, "kavga büyüyecek" demekle kalmıyor, kavganın hangi cephelerden ilerleyeceğini de tek tek gösteriyor.
Bence ikinci bölümde asıl mesele, bu elti gerginliğinin nereye kadar komedi çerçevesinde kalacağı olacak. Şu ana kadar dizi çok güzel bir denge tutturmuş durumda; gülerken bir yandan da evdeki güç dengesinin aslında hiç de masum olmadığını hissettiriyor. Tahminim şu: bu bölümde ortaya küçük bir sır ya da yanlış anlaşılma atılacak ve iki elti bu sır yüzünden birbirini suçlayacak, ama bölümün sonunda ikisinin de aslında ortak bir düşmanı olduğu ortaya çıkacak. Böyle dizilerde en güzel formül budur, önce birbirine giren iki kadın, sonra el ele veren iki kadın. Yıldız'ın bu denklemde nerede duracağı ise ayrı bir soru işareti; o karakter hem arabulucu hem fitilleyici olabilecek kapasitede ve senaristler de bunu çok iyi kullanıyor. Bir diğer merak ettiğim şey damat karakterinin sabrının ne zaman taşacağı, çünkü fragmandaki halinden anlaşılıyor ki adam iki ateş arasında kalmış durumda ve bu tempoda giderse evi terk edip bir süreliğine soluklanmak isteyecek gibi görünüyor. Ayrıca dizi tam bir aile dizisi tadında ilerliyor, herkes birlikte oturup izleyebiliyor ve bu artık gerçekten özlediğimiz bir şeydi; salı akşamlarına yerleşmesi de yerinde bir tercih olmuş. Yeter ki komedi ile duygu arasındaki o ince çizgi korunsun, dizinin en büyük kozu bu samimiyet. Eğer ikinci bölüm de bu fragmanın vaat ettiği tempoyu tutturursa, sezonun konuşulan işlerinden biri olacağını şimdiden söyleyebilirim. Sizce bu elti savaşında kim üstün gelecek, yoksa ikisi barışıp evdeki asıl otoriteye mi kafa tutacaklar? Ben ikinci ihtimale oynuyorum ama Tuzlu Kahve beni şaşırtırsa da hiç şaşırmam.