İçeriğe geç
Sevdiğim Sensin 20. Bölüm Fragmanı

Sevdiğim Sensin 20. Bölüm Fragmanı

Sevdiğim Sensin Sezon 1 · Bölüm 20 10 izlenme

Bölüm Yorumu

Sevdiğim Sensin

Sevdiğim Sensin 20. bölüm fragmanı yayınlandı ve açıkçası ilk izleyişte kafamda soru işareti bırakan en büyük detay Nilüfer'in durumu oldu. O sahnedeki yüz ifadesi, etrafındakilerin telaşı, kesik kesik gösterilen planlar... Montaj bilinçli olarak bir şeyleri saklıyor, bu çok belli. Bir rahatsızlık mı var, bir kaza mı oldu, yoksa yine klasik "son saniye kurtulur" numarası mı çekilecek henüz net değil ama en azından uzun süredir yerinde sayan bu hattın kımıldaması iyi oldu. Civan tarafında da ciddi bir gerilim birikiyor; adamın bakışları artık sabırla değil, patlamaya hazır bir öfkeyle dolu. Fragmandaki en çok konuşulacak kısım ise yine Dicle cephesi. Kızcağız bir kez daha bilmediği bir işe burnunu sokuyor, yarım yamalak duyduğu bir bilgiyle yanlış yerde yanlış zamanda beliriyor ve ortalığı daha da karıştırıyor. Bir de üstüne o sitemkâr, kırgın, gözleri dolu dolu sahneler... Yirmi bölümdür aynı yerde duran bir karakteri izlemek gerçekten yorucu. Bir insan bu kadar mı ders almaz? Öte yandan Ali ile Derya arasındaki o kısa ama yüklü bakışma, fragmanın en sessiz ama en etkili anıydı bence. Söylenmeyen şeyler söylenenlerden daha çok konuşuyor orada. Suçu üstlenip içeri giren karakterin eski sevgilisiyle karşılaşma sahnesi de ayrı bir tartışma konusu; bir yandan fedakârlık yap, bir yandan ilk görüşte soğu, bu ikisi aynı potada nasıl eriyor onu anlamak zor. Bir de araya serpiştirilmiş o komik replikler var ki, izleyicinin diziye tutunmasını sağlayan tek damar belki de bu hafif espri dokusu.

Tahminime gelirsek, bence Nilüfer meselesi önümüzdeki iki üç bölümün omurgası olacak. Senaryo bu krizi kullanıp Civan ile arasındaki buzları eritecek gibi duruyor; çünkü bu dizide insanlar ancak biri hastalanınca ya da ölümle burun buruna gelince duygularını itiraf edebiliyor. Keşke bu kadar kolaycı bir yol seçilmese ama ekip alıştı artık. Dicle için de umudumu tam kesmiş değilim; 20. bölüm genellikle karakterlerin kabuk değiştirdiği eşiktir ve fragmandaki son sahnede yüzünde beliren o sert ifade bana bir kırılma noktası geliyormuş hissi verdi. Eğer bu bölümde de aynı ağlak, saf, herkesin kolayca kandırdığı Dicle'yi izlersek açıkçası perşembe akşamlarını başka bir şeye ayırmayı düşünürüm, bunu izleyicilerin çoğu da söylüyor zaten. Bir karakteri sevdirmek için onu sürekli mağdur göstermek zorunda değilsiniz. Ali ile Derya hattının ise bu bölümde en azından bir adım ilerlemesini bekliyorum; ikisinin arasındaki kimya diziye hak ettiğinden az kullanılıyor, bu bir israf. Hapis hattında da büyük ihtimalle eski sevgili karakteri bir tehdit unsuru olarak geri dönecek, belki de elindeki bir bilgiyle pazarlık yapacak. Bu arada senaristlerin dengeyi kurması lazım: dram, komedi, gerilim üçgeninde sürekli komediye kaçmak kısa vadede tutuyor ama hikâyeyi hafifletiyor. Benim asıl merakım, bu bölümün finalinde kim kimin sırrını öğrenecek. Çünkü biriken o kadar çok yalan var ki, biri açığa çıkmadan hikâye nefes alamaz hale geldi. Umarım 20. bölüm bir dönüm noktası olur, umarım boşa beklemeyiz.