İçeriğe geç
Muhtemel Aşk 13. Bölüm 3. Fragmanı

Muhtemel Aşk 13. Bölüm 3. Fragmanı

Muhtemel Aşk Sezon 1 · Bölüm 13 6 izlenme

Bölüm Yorumu

Muhtemel Aşk

Önce şunu söyleyeyim: bir dizinin tek bölüm için üçüncü fragman yayınlaması genelde iyi işaret değildir, bu sefer de öyle bir hava var. Muhtemel Aşk ekibi belli ki geçen bölümün aldığı tepkiyi görmüş ve hasar kontrolü moduna geçmiş. Fragmanın ilk saniyelerinde bile ton farkı hissediliyor; kamera hareketleri daha yumuşak, müzik seçimi ilk bölümlerdeki o hafif, oyuncu havaya dönmüş gibi. Deniz tarafında hâlâ bir savunma refleksi var, konuşurken gözünü kaçırıyor, cümlelerini yarım bırakıyor; bu da geçen bölümdeki o ani kopuşun aslında tam kapanmadığını gösteriyor. Efe ise ilk kez gerçekten sinirlenmiş halde karşımızda, "ben sana ne dedim" tarzı bir replikle giriyor ve arkasından gelen sessizlik fragmanın en iyi anı. Ofis sahnesindeki o kalabalık plan da dikkatimi çekti; herkesin bir şeyden haberi varmış ama bizim ana karakterimizin yokmuş gibi bakıştıkları klasik kurgu. Bir de telefonda konuşan ve yüzü gösterilmeyen kişi meselesi var ki bence bölümün asıl düğümü orada. Yağmur altındaki kısa plan, arabanın içinde geçen o iki-üç saniyelik bakışma, ardından kapının çarpılması… Montaj resmen "bakın romantizm geri geldi" diye bağırıyor ama biraz zorlama duruyor açıkçası. Aile sofrası sahnesindeki gerginlik ise bambaşka bir yere işaret ediyor, orada söylenmeyen bir sır olduğu çok belli. Yani fragman bize hem eski diziyi hem de yeni diziyi aynı anda satmaya çalışıyor, ikisi de tam oturmuyor.

Benim tahminim şu: bölümün ilk yarısı geçen hafta açılan o karışık dosyayı toparlamakla geçecek, ikinci yarıda ise bilinçli olarak komedi ve romantizm dozunu yükseltecekler. Çünkü seyircinin en çok şikâyet ettiği şey hikâyenin ağırlaşması ve iki karakterin arasındaki o hafif, tatlı gerilimin kaybolması. Ekip bunu duymuş, buna eminim. Muhtemelen bölüm sonunda bir barışma ya da yeniden yakınlaşma sahnesi göreceğiz, belki de fragmanda kesilen o araba içindeki bakışmanın devamı. Ama beni asıl düşündüren, telefondaki gizemli kişinin kim olduğu. Eğer bu bir eski ilişki hikâyesiyse dizi yine çok tanıdık bir yola sapmış olur ve seyirci bunu affetmez. Eğer iş dünyasıyla ilgili bir mesele çıkarsa, hikâyeyi toparlamak için daha mantıklı bir kapı açılır. Bir ihtimal daha var: aile sofrasındaki o gerginlik, Deniz'in ailesinin yıllardır sakladığı bir konuya bağlanabilir ve bu sefer duygusal tarafı gerçekten güçlü olan bir hikâye çıkabilir ortaya. Senaristlerin işi zor, çünkü seyirci artık sabırlı değil; herkes ilk bölümlerdeki o enerjiyi arıyor. Bence doğru hamle karakterleri tekrar aynı mekânlara, aynı absürt durumlara sokmak ve konuşturmak. O ikilinin sadece sıradan bir diyalogda bile yakaladığı uyum, en karmaşık senaryodan daha çok tutuyor. Umarım bu bölüm bir tamir bölümü olur, çünkü bir hafta daha bu kafa karışıklığı sürerse dizi izleyicisini kalıcı olarak kaybedebilir. Şahsen ben hâlâ umutluyum, potansiyel duruyor ortada, sadece kimse ona ne yapacağına karar veremiyor gibi. Bu bölüm o kararın verildiği bölüm olursa gerisi gelir.