İkinci fragmanı izleyince ilk hissettiğim şey şu oldu: Muhtemel Aşk gerçekten de dişlileri değiştirmiş. Saçlar farklı, mekânlar farklı, kıyafetler farklı; adamın gömlek yakasından kadının ofis düzenine kadar her şey "burası artık başka bir zaman dilimi" diye bağırıyor. İzleyicinin "iki yıl sonraymış gibi hissettim" demesi boşuna değil, ekipçe bilinçli bir atlama yapılmış ve bunu görsel olarak da hissettirmişler. Ama işin duygusal tarafı biraz sancılı, çünkü Defne ile Kadir arasındaki o eski, birbirine takılan, laf sokan ama gözü birbirinden ayrılmayan hâl yerini soğuk bir mesafeye bırakmış. Fragmanda ikisinin karşı karşıya geldiği o kısa sahnede bakışlar hâlâ aynı ama araya giren şey artık sadece inat değil, aradan geçen zamanın biriktirdiği kırgınlık. Bir de tabii o çocuk meselesi var; küçük çocuğun ekrana girdiği andan itibaren bütün fragmanın ağırlık merkezi oraya kayıyor. Çocuğun kime ait olduğu sorusu net cevaplanmıyor, sadece imalar var. Tolga tarafında bir tedirginlik, Defne tarafında bir savunma refleksi seziliyor. Bir de anlaşmalı evlilik kokusu alan sahne var: masaya konan kâğıtlar, o "bir yıllığına" cümlesinin yarısı, ardından gelen sert bakışma. Fragmanın en can alıcı kısmı da bence bu değil, sonundaki o çok kısa mutfak sahnesi; ikisinin de aynı anda geri çekilip birbirine değmemeye çalışması, söylenmeyen her şeyi anlatıyordu.
Şimdi tahmin kısmına gelirsek, bence bu bölümde anlaşmalı evlilik meselesi resmen masaya yatırılacak ve muhtemelen çocuk yüzünden. Yani klasik bir "velayet, aile görüntüsü, mahkeme, çevre baskısı" hattı kurulacak gibi duruyor. Eğer senaryo bu yönde giderse Defne ile Kadir'in mecburen aynı çatı altına girmesi ve o inatlaşmanın ev içine taşınması izleyiciyi rahatlatır açıkçası, çünkü iki yıllık atlamadan sonra herkesin özlediği şey tam olarak bu: aynı evde, aynı mutfakta, birbirini çıldırtan iki insan. Ama korkum şu; çocuğun babasının Tolga çıkması ihtimali hâlâ masada duruyor ve senarist bu kartı oynarsa ilişkiyi bir sezon daha erteleyecek bir bahane doğar ki bunu kaldıracak sabır kalmadı. Umarım çocuk, ayıran değil birleştiren unsur olarak kullanılır. Bir diğer beklentim, geçmişte yaşanan kopuşun sebebinin bu bölümde flashback'siz, sadece diyalogla açılması. Çünkü dizinin en güçlü tarafı hep o karşılıklı atışmalardı, açıklamayı da oradan vermeleri daha doğru olur. Tolga cephesinde bir hamle bekliyorum, muhtemelen evliliği duyunca engellemeye çalışacak ve bu da ikilinin istemeden yakınlaşmasına sebep olacak. Aslında hepimizin istediği çok basit: o iki insanın birbirine bakarken gülümsemesini tekrar görmek. Bölüm bunu bize verirse iki yıllık atlamayı da affederiz, vermezse gerçekten hevesi kaçanların sayısı artar. Bu hafta dizinin gidişatını belirleyecek bölüm bu bence; ya bizi geri kazanır ya da uzun bir küslük başlar.
Bölüm Yorumu
Muhtemel Aşkİkinci fragmanı izleyince ilk hissettiğim şey şu oldu: Muhtemel Aşk gerçekten de dişlileri değiştirmiş. Saçlar farklı, mekânlar farklı, kıyafetler farklı; adamın gömlek yakasından kadının ofis düzenine kadar her şey "burası artık başka bir zaman dilimi" diye bağırıyor. İzleyicinin "iki yıl sonraymış gibi hissettim" demesi boşuna değil, ekipçe bilinçli bir atlama yapılmış ve bunu görsel olarak da hissettirmişler. Ama işin duygusal tarafı biraz sancılı, çünkü Defne ile Kadir arasındaki o eski, birbirine takılan, laf sokan ama gözü birbirinden ayrılmayan hâl yerini soğuk bir mesafeye bırakmış. Fragmanda ikisinin karşı karşıya geldiği o kısa sahnede bakışlar hâlâ aynı ama araya giren şey artık sadece inat değil, aradan geçen zamanın biriktirdiği kırgınlık. Bir de tabii o çocuk meselesi var; küçük çocuğun ekrana girdiği andan itibaren bütün fragmanın ağırlık merkezi oraya kayıyor. Çocuğun kime ait olduğu sorusu net cevaplanmıyor, sadece imalar var. Tolga tarafında bir tedirginlik, Defne tarafında bir savunma refleksi seziliyor. Bir de anlaşmalı evlilik kokusu alan sahne var: masaya konan kâğıtlar, o "bir yıllığına" cümlesinin yarısı, ardından gelen sert bakışma. Fragmanın en can alıcı kısmı da bence bu değil, sonundaki o çok kısa mutfak sahnesi; ikisinin de aynı anda geri çekilip birbirine değmemeye çalışması, söylenmeyen her şeyi anlatıyordu.
Şimdi tahmin kısmına gelirsek, bence bu bölümde anlaşmalı evlilik meselesi resmen masaya yatırılacak ve muhtemelen çocuk yüzünden. Yani klasik bir "velayet, aile görüntüsü, mahkeme, çevre baskısı" hattı kurulacak gibi duruyor. Eğer senaryo bu yönde giderse Defne ile Kadir'in mecburen aynı çatı altına girmesi ve o inatlaşmanın ev içine taşınması izleyiciyi rahatlatır açıkçası, çünkü iki yıllık atlamadan sonra herkesin özlediği şey tam olarak bu: aynı evde, aynı mutfakta, birbirini çıldırtan iki insan. Ama korkum şu; çocuğun babasının Tolga çıkması ihtimali hâlâ masada duruyor ve senarist bu kartı oynarsa ilişkiyi bir sezon daha erteleyecek bir bahane doğar ki bunu kaldıracak sabır kalmadı. Umarım çocuk, ayıran değil birleştiren unsur olarak kullanılır. Bir diğer beklentim, geçmişte yaşanan kopuşun sebebinin bu bölümde flashback'siz, sadece diyalogla açılması. Çünkü dizinin en güçlü tarafı hep o karşılıklı atışmalardı, açıklamayı da oradan vermeleri daha doğru olur. Tolga cephesinde bir hamle bekliyorum, muhtemelen evliliği duyunca engellemeye çalışacak ve bu da ikilinin istemeden yakınlaşmasına sebep olacak. Aslında hepimizin istediği çok basit: o iki insanın birbirine bakarken gülümsemesini tekrar görmek. Bölüm bunu bize verirse iki yıllık atlamayı da affederiz, vermezse gerçekten hevesi kaçanların sayısı artar. Bu hafta dizinin gidişatını belirleyecek bölüm bu bence; ya bizi geri kazanır ya da uzun bir küslük başlar.