Açıkçası bu sezon boyunca Daha 17'nin fragmanlarında en çok "ne zaman patlayacak bu iş" diye sorup durduk, 19. bölüm fragmanı da o patlamanın fitilini ateşlemiş gibi duruyor. Fragmanın en çok konuşulan yeri belli: Deniz'in o itiraf sahnesi. Kız uzun zamandır içine attığı her şeyi kusarcasına söylüyor, "gitmesin istiyorum, herkes gitsin o kalsın istiyorum" repliği de tam kalbin ortasına isabet eden cinsten. O cümleyi kurarken yüzündeki ifade, sesindeki titreme falan, oyunculuk anlamında da fragmanın en güçlü anı bence. Bir de Teoman tarafı var ki orası ayrı bir mesele. Adamın gözlerinin içi gülüyor, bu kadar açık. Daha önceki bölümlerde Deniz'e karşı hep bir mesafe, bir "abi" tavrı vardı, bu fragmanda o duvarın çatladığını görüyoruz. Özellikle belinden kavrayıp kendine doğru çektiği o sahne tam anlamıyla bomba etkisi yarattı, yorumlarda herkesin aynı saniyeyi konuşması boşuna değil. Çünkü o hareket tesadüf değil, refleks değil; bilinçli bir yakınlaşma. Teoman gibi kendini kontrol etmeye takıntılı bir karakterin böyle bir şey yapması, içindeki şeyin artık taşmak üzere olduğunun göstergesi. Fragmanda ayrıca Deniz'i gülümseyerek izlediği kısa bir an var, kamera oraya özellikle takılıyor ki senaryonun bize "evet, bu adam farkında artık" dediği yer tam da orası. Kardeşlik meselesi, aile dengesi, çevrenin baskısı... hepsi hâlâ ortada duruyor ama fragman bunları geri plana itip duyguyu öne çıkarmış. Bu da bölümün yönünü baştan belli ediyor aslında.
Şimdi tahminlere gelelim, çünkü bu bölümde işler kolay yürümeyecek gibi geliyor bana. Deniz itirafını yapıyor ama itirafın kime, hangi ortamda, kaç kişinin duyacağı bir şekilde yapıldığı fragmanda net değil. Bence bu bilinçli bir kurgu; büyük ihtimalle o itirafı duymaması gereken biri duyacak ve bölümün sonundaki krizi o tetikleyecek. Teoman'ın tepkisi ise asıl soru işareti. Bir kere bu adam duygularını kabul etse bile hemen ertesi sahnede geri çekilecek tipte, onu tanıyoruz. Yani "kavradı, çekti, oldu bitti" demeyelim; muhtemelen o yakınlıktan hemen sonra bir uzaklaşma, bir "böyle olmamalı" cümlesi gelecek ve Deniz yine kırılacak. Bu dizinin en iyi yaptığı şey tam da o bir adım ileri iki adım geri dansı zaten. Köpek meselesiyle ilgili yorumları da çok sevdim, cidden o hayvan konuşsa her şeyi çoktan anlatmıştı; ama ciddi anlamda o detay bir bağ kurma aracı olarak kullanılıyor ve bölümde sırların açığa çıkmasında rol oynayabilir. Beklentim, bölümün son on dakikasında bir yüzleşme sahnesi olması; belki aile içinde, belki baş başa. Gitme-kalma meselesi de havada duruyor, biri bir yere gidiyor ve Deniz bunu engellemeye çalışıyor gibi. O ayrılık ihtimali, itirafı da hızlandıran şey olabilir zaten; insan kaybetme korkusuyla konuşuyor çoğu zaman. Pazar gününü iple çekenler haksız değil, uzun zamandır bu kadar doyurucu bir fragman gelmemişti. Umarım bölüm de fragmanın verdiği sözü tutar, yarım bırakılmış bakışlarla geçiştirilmez. Bu ilişkinin artık bir yere varması lazım, izleyici de bunu istiyor. Bakalım senaryo bizi ödüllendirecek mi, yoksa yine bir bölüm daha bekletecek mi?
Bölüm Yorumu
Daha 17Açıkçası bu sezon boyunca Daha 17'nin fragmanlarında en çok "ne zaman patlayacak bu iş" diye sorup durduk, 19. bölüm fragmanı da o patlamanın fitilini ateşlemiş gibi duruyor. Fragmanın en çok konuşulan yeri belli: Deniz'in o itiraf sahnesi. Kız uzun zamandır içine attığı her şeyi kusarcasına söylüyor, "gitmesin istiyorum, herkes gitsin o kalsın istiyorum" repliği de tam kalbin ortasına isabet eden cinsten. O cümleyi kurarken yüzündeki ifade, sesindeki titreme falan, oyunculuk anlamında da fragmanın en güçlü anı bence. Bir de Teoman tarafı var ki orası ayrı bir mesele. Adamın gözlerinin içi gülüyor, bu kadar açık. Daha önceki bölümlerde Deniz'e karşı hep bir mesafe, bir "abi" tavrı vardı, bu fragmanda o duvarın çatladığını görüyoruz. Özellikle belinden kavrayıp kendine doğru çektiği o sahne tam anlamıyla bomba etkisi yarattı, yorumlarda herkesin aynı saniyeyi konuşması boşuna değil. Çünkü o hareket tesadüf değil, refleks değil; bilinçli bir yakınlaşma. Teoman gibi kendini kontrol etmeye takıntılı bir karakterin böyle bir şey yapması, içindeki şeyin artık taşmak üzere olduğunun göstergesi. Fragmanda ayrıca Deniz'i gülümseyerek izlediği kısa bir an var, kamera oraya özellikle takılıyor ki senaryonun bize "evet, bu adam farkında artık" dediği yer tam da orası. Kardeşlik meselesi, aile dengesi, çevrenin baskısı... hepsi hâlâ ortada duruyor ama fragman bunları geri plana itip duyguyu öne çıkarmış. Bu da bölümün yönünü baştan belli ediyor aslında.
Şimdi tahminlere gelelim, çünkü bu bölümde işler kolay yürümeyecek gibi geliyor bana. Deniz itirafını yapıyor ama itirafın kime, hangi ortamda, kaç kişinin duyacağı bir şekilde yapıldığı fragmanda net değil. Bence bu bilinçli bir kurgu; büyük ihtimalle o itirafı duymaması gereken biri duyacak ve bölümün sonundaki krizi o tetikleyecek. Teoman'ın tepkisi ise asıl soru işareti. Bir kere bu adam duygularını kabul etse bile hemen ertesi sahnede geri çekilecek tipte, onu tanıyoruz. Yani "kavradı, çekti, oldu bitti" demeyelim; muhtemelen o yakınlıktan hemen sonra bir uzaklaşma, bir "böyle olmamalı" cümlesi gelecek ve Deniz yine kırılacak. Bu dizinin en iyi yaptığı şey tam da o bir adım ileri iki adım geri dansı zaten. Köpek meselesiyle ilgili yorumları da çok sevdim, cidden o hayvan konuşsa her şeyi çoktan anlatmıştı; ama ciddi anlamda o detay bir bağ kurma aracı olarak kullanılıyor ve bölümde sırların açığa çıkmasında rol oynayabilir. Beklentim, bölümün son on dakikasında bir yüzleşme sahnesi olması; belki aile içinde, belki baş başa. Gitme-kalma meselesi de havada duruyor, biri bir yere gidiyor ve Deniz bunu engellemeye çalışıyor gibi. O ayrılık ihtimali, itirafı da hızlandıran şey olabilir zaten; insan kaybetme korkusuyla konuşuyor çoğu zaman. Pazar gününü iple çekenler haksız değil, uzun zamandır bu kadar doyurucu bir fragman gelmemişti. Umarım bölüm de fragmanın verdiği sözü tutar, yarım bırakılmış bakışlarla geçiştirilmez. Bu ilişkinin artık bir yere varması lazım, izleyici de bunu istiyor. Bakalım senaryo bizi ödüllendirecek mi, yoksa yine bir bölüm daha bekletecek mi?