İçeriğe geç
Altı Üstü İstanbul 20. Bölüm 2. Fragmanı

Altı Üstü İstanbul 20. Bölüm 2. Fragmanı

Altı Üstü İstanbul Sezon 1 · Bölüm 20 3 izlenme

Bölüm Yorumu

Altı Üstü İstanbul

İkinci fragmanı açar açmaz ilk dikkatimi çeken şey yine Hasan oldu açıkçası, çünkü adamın artık bir araç kullanma kaderi var gibi: bu sefer de direksiyonda itfaiye aracıyla görünüyor ve bu görüntü hem komik hem de aslında bölümün tonunu özetliyor. Çünkü ortada henüz çıkmış bir yangın yok ama fragmanın her karesinde bir şeyin tutuşmak üzere olduğu hissi var. Sirenler, koşuşturma, panikle açılan kapılar... Altı Üstü İstanbul bu bölümde yine o tanıdık "mahallede küçük bir kriz, evlerde büyük bir hesaplaşma" formülünü kuruyor gibi görünüyor. 0:17 civarındaki Naz ve Melek sahnesi benim için fragmanın en tatlı anıydı; "kimsen yoksa ben varım" diyen o bakış, ikilinin arasındaki buzu nihayet erittiklerinin işareti. Uzun zamandır bu iki karakterin birbirine sırtını dönmesinden yorulmuştuk, sonunda bir kardeşlik hattı kuruluyor. Öte yandan Sultan ailesi tarafında işler hiç yumuşamıyor; Can üzerinden Hasan'a yapılan tehdit cümleleri bu fragmanda da tekrarlanıyor ve bu sefer karşı tarafın artık susmaya niyeti olmadığı çok belli. 0:30'daki o kısa bakışma anı ise asıl bombanın fitili: Uzay ile Hasan'ın kardeş olduğu gerçeği hâlâ masanın altında duruyor ve fragman bu sırrın etrafında dolanıp duruyor. Ayrıca mahalle sahnelerinde kalabalığın telaşı, kepenklerin kapanışı, birinin koşarak birini çağırması gibi küçük detaylar bile bölümün ikinci yarısında fiziksel bir felaket yaşanacağını fısıldıyor.

Benim tahminim şu: bu bölümde yangın gerçekten çıkacak ama asıl yanan şey binadan çok ilişkiler olacak. Hasan'ın itfaiye aracına binmesi tesadüf değil, muhtemelen birini kurtarmak için gözü kapalı atlayacak ve o kişinin kim olduğu bütün dengeleri değiştirecek. En olası isim Uzay ya da Can; eğer kurtardığı kişi Uzay olursa kardeşlik sırrının açığa çıkması için en dramatik zemin hazırlanmış olur ki yapım da bunu uzun süredir biriktiriyor. İzleyici olarak hepimiz o sahneyi bekliyoruz zaten, ama ben bu bölümde tam açılmayacağını, yarım bir ipucu verilip finale saklanacağını düşünüyorum. Diğer taraftan Sultan ailesinin tehdit alışkanlığının yüzlerine patlamasını çok istiyorum ve sanırım o an yaklaşıyor; Hasan'ın sabrı tükendiğinde kaybedecek bir şeyi kalmayan adam modunda karşılık vereceğini, bunun da ailenin dışarıda tuttuğu bazı kirli işleri ortalığa dökeceğini tahmin ediyorum. Naz ile Melek hattı ise bu kaosun ortasında diziye nefes aldıracak; bu iki kadının birlikte hareket etmesi, erkeklerin yarattığı karmaşayı çözen asıl akıl olmaları ihtimali beni heyecanlandırıyor. Keşke senaristler bu ikilinin sahnelerini artırsa, çünkü dizinin en samimi anları oralarda çıkıyor. Bir de şunu merak ediyorum: yangın sonrası mahalle gerçekten eski haline dönebilecek mi, yoksa bu olay bir kopuşun, bir taşınmanın, belki de bir vedanın bahanesi mi olacak? Bazen bir ev yanar da asıl kül olan şey insanların birbirine olan güveni olur. Bu bölümün sonunda kimin kime neyi itiraf ettiği hepimizi uzun süre konuşturacak gibi duruyor. Ben hazırım, umarım senaryo da cesur davranır.