İçeriğe geç
Muhtemel Aşk 16. Bölüm 2. Fragmanı

Muhtemel Aşk 16. Bölüm 2. Fragmanı

Muhtemel Aşk Sezon 1 · Bölüm 16 11 izlenme

Bölüm Yorumu

Muhtemel Aşk

Şu ilk fragmanla ikinci fragman arasındaki ton farkını konuşmadan geçemeyeceğim, çünkü Muhtemel Aşk bu hafta resmen izleyiciyle duygusal bir oyun oynuyor. İlk fragmanda herkes gülüyordu, ortam cıvıl cıvıldı, Defne ile Kadir arasındaki o tatlı gerilim nihayet yerini bir yumuşamaya bırakmış gibiydi. Sonra ikinci fragman geldi ve elimizdeki o küçücük huzuru alıp cebine koydu. Fragmanın açılışındaki o kısa neşeli sahneler bile sanki bilerek oraya konmuş, "bakın az sonra bunu elinizden alacağız" demek için. Kadir'in yüzündeki o çökmüş ifade, konuşurken gözünü kaçırması, cümleyi tamamlayamaması... Adamın yine bir yerlere gitme ihtimali havada asılı duruyor ve izleyicinin en çok tepki verdiği nokta da tam olarak bu. Bir kez daha "gidiyorum" repliği gelirse gerçekten kaldırılacak gibi değil, çünkü bu dizi bu numarayı daha önce yaptı ve o zaman da haftalarca toparlanamadık. Defne tarafında ise klasik çelişki devam ediyor: bir sahnede "sen geldiğinden beri huzurum kalmadı" diyor, iki sahne sonra "yine mi bıraktı beni" diye kırılıyor. Bu tutarsızlık aslında karakterin kendi içindeki savaşı anlatmak için yazılmış ama izleyicide artık sabır taşırıyor. Bir de fragmanın ortalarında beliren o üçüncü kişi meselesi var; iki erkek arasında kalma klişesinin kapısı yeniden aralanmış gibi görünüyor ve açıkçası bu dizinin buna ihtiyacı yok. Bu hikâyenin gücü zaten o iki insanın birbirine söyleyemedikleri.

Benim tahminim şu: senaryo Kadir'i yine bir "fedakârlık" bahanesiyle uzaklaştıracak, muhtemelen Defne'nin iyiliği için, muhtemelen ona söylemeden. Belki bir iş teklifi, belki ailesiyle ilgili bir mesele, belki de doğrudan Defne'yi korumak adına alınmış bir karar. Ve Defne bunu gecikmeli öğrenecek, tam ona "kal" diyeceği anda havaalanı ya da otogar sahnesi kapımızı çalacak. Klişe mi? Evet. İşe yarayacak mı? Maalesef yine yarayacak, çünkü bu ikilinin kimyası o kadar kuvvetli ki en bayat kalıp bile onların elinde canlanıyor. Ama senaristlere de bir şey söylemek lazım: bir karakteri sürekli uzaklaştırıp geri getirerek gerilim üretmek bir noktadan sonra izleyiciyi yormaya başlıyor. Defne için de aynı şey geçerli; bu kızın artık ne istediğine karar vermesi, "git" deyip arkasından ağlama döngüsünden çıkması gerekiyor. Yoksa seyirci sempatisini kaybedecek ve bunun işaretlerini zaten yorumlarda görüyoruz. Diğer yandan küçük bir umudum var: belki bu fragman bizi bilerek yanlış yönlendiriyordur, belki o veda sahnesi sandığımız gibi bir ayrılık değil de geçici bir mesafedir, belki bu sefer giden değil kalan bir Kadir göreceğiz ve bölüm sonunda hepimiz rahat bir nefes alacağız. Bir de Defne ile Kadir arasındaki o samimi, laf sokuşmalı, birbirini iyi tanıyan iki insan enerjisini özlediğimi itiraf edeyim; dizi en çok orada parlıyor, dramı abarttığında değil. Umarım bölüm sonu bizi tokat gibi bir kapanışla bırakmaz da bir kere olsun gülümseyerek ekran kapatırız. Ama içimden bir ses bu haftanın kolay geçmeyeceğini söylüyor. Görüşürüz bölüm sonrası, muhtemelen hep beraber isyan ederken.