Mercan Köşk 6. bölümün ikinci fragmanını izleyince ilk aklıma gelen şey şu oldu: bu dizi gerçekten de düşük reytingle en çok konuşulan yapım olmaya aday. Fragmanın en can alıcı yeri hiç şüphesiz Behiye'nin o soğuk, hesaplı yüzü. Kadın resmen her şeyi adım adım planlamış, çocukları annelerinden koparma hamlesi fragmanın omurgasını oluşturuyor. Gülcan'ın o çaresiz bakışı, elinin titremesi, kelimelerin boğazında düğümlenmesi... Oyunculuk olarak gerçekten iyi iş çıkarıyor ama senaryo olarak itiraf edeyim, bu "babaanne torunu anneden ayırıyor" kalıbı artık biraz yorgun. Neredeyse her yerli dizide gördüğümüz bir şablon ve Mercan Köşk gibi atmosferi, mekânı, kasvetli tonu güçlü bir dizinin bu kadar bilindik bir çatışmaya yaslanması biraz canımı sıkıyor açıkçası. Fragmanda Esvet'in araya girdiği o kısa sahne var, belki de Gülcan'ın elinde kalan tek kalkan o. Bir de Behiye'nin uzak şehirde birileriyle temas kurduğu, telefonla konuştuğu anlar dikkat çekiyor; oradaki isim üzerinden bir hesaplaşma geleceği belli. Cemre cephesinde ise gitme kararı, bavul, kapıda duraklama... Klasik bir "kal" sahnesine gidiyoruz gibi duruyor ama babasının ölümü hâlâ aydınlanmamışken onun oradan ayrılması bana hiç inandırıcı gelmiyor. Toprak'ın o bakışı da fragmanın en çok konuşulan karesi olmuş, haklılar da; tek bir bakışla iki dakikalık diyalogdan fazlasını anlatıyor adam. Baba figürünün devreye girip Gülcan'ı savunduğu o kısacık an ise bence fragmanın gizli kozu, çünkü evdeki güç dengesinin tek çatlağı orada.
Şimdi tahminlere gelelim. Bence Behiye'nin planı ilk etapta tutacak, çocuklar bir süreliğine de olsa Gülcan'dan uzaklaştırılacak ama bu durum uzun sürmeyecek; çünkü baba karakteri bu işe sessiz kalmayacak gibi duruyor. Fragmandaki o kısa bakışma bile yeterince şey söylüyor. Asıl kırılma noktası uzak şehirdeki o isim olacak diye düşünüyorum; Behiye'nin geçmişte sakladığı bir şey varsa ve o kişi köşke gelirse, kadının üzerine kurduğu bütün otorite bir anda çatırdar. Bu dizide herkesin bir bodrumu var, Behiye'ninki de yakında açılacak. Cemre'nin gidişi konusunda ise bence hepimiz aynı fikirdeyiz: babasının katili ortaya çıkmadan o kızın oradan ayrılması anlatıyı yarım bırakır, o yüzden son anda kalacağına dair param var. Muhtemelen tam otobüse binecekken ya da yolda bir şey öğrenecek ve geri dönecek. Toprak ile arasındaki o söylenmemiş şeyler de bu bölümde biraz daha yüzeye çıkar gibi hissediyorum, ama tam çözülme beklemiyorum, bu dizi her şeyi sindire sindire veriyor. Ki zaten en büyük sıkıntı da bu: tempo gerçekten ağır. Olaylar dönüp dolaşıp aynı noktaya geliyor, bir hamle yapılıyor sonra iki bölüm o hamlenin etrafında dolanılıyor. Bu kadar güçlü bir kadroyla, bu kadar iyi bir mekân ve atmosferle biraz daha cesur olunabilir bence. Yine de fragman beni cumartesiye kadar meraklandırmayı başardı, bunu teslim etmek lazım. Gülcan'ın bir kez olsun kendisi için ayağa kalkmasını, Esvet'in de o sessiz duruşunu bozup sesini yükseltmesini bekliyorum. Umarım bu bölüm, haftalardır biriken o gerilimi gerçekten patlatır da dizi bir yere ilerler.
Bölüm Yorumu
Mercan KöşkMercan Köşk 6. bölümün ikinci fragmanını izleyince ilk aklıma gelen şey şu oldu: bu dizi gerçekten de düşük reytingle en çok konuşulan yapım olmaya aday. Fragmanın en can alıcı yeri hiç şüphesiz Behiye'nin o soğuk, hesaplı yüzü. Kadın resmen her şeyi adım adım planlamış, çocukları annelerinden koparma hamlesi fragmanın omurgasını oluşturuyor. Gülcan'ın o çaresiz bakışı, elinin titremesi, kelimelerin boğazında düğümlenmesi... Oyunculuk olarak gerçekten iyi iş çıkarıyor ama senaryo olarak itiraf edeyim, bu "babaanne torunu anneden ayırıyor" kalıbı artık biraz yorgun. Neredeyse her yerli dizide gördüğümüz bir şablon ve Mercan Köşk gibi atmosferi, mekânı, kasvetli tonu güçlü bir dizinin bu kadar bilindik bir çatışmaya yaslanması biraz canımı sıkıyor açıkçası. Fragmanda Esvet'in araya girdiği o kısa sahne var, belki de Gülcan'ın elinde kalan tek kalkan o. Bir de Behiye'nin uzak şehirde birileriyle temas kurduğu, telefonla konuştuğu anlar dikkat çekiyor; oradaki isim üzerinden bir hesaplaşma geleceği belli. Cemre cephesinde ise gitme kararı, bavul, kapıda duraklama... Klasik bir "kal" sahnesine gidiyoruz gibi duruyor ama babasının ölümü hâlâ aydınlanmamışken onun oradan ayrılması bana hiç inandırıcı gelmiyor. Toprak'ın o bakışı da fragmanın en çok konuşulan karesi olmuş, haklılar da; tek bir bakışla iki dakikalık diyalogdan fazlasını anlatıyor adam. Baba figürünün devreye girip Gülcan'ı savunduğu o kısacık an ise bence fragmanın gizli kozu, çünkü evdeki güç dengesinin tek çatlağı orada.
Şimdi tahminlere gelelim. Bence Behiye'nin planı ilk etapta tutacak, çocuklar bir süreliğine de olsa Gülcan'dan uzaklaştırılacak ama bu durum uzun sürmeyecek; çünkü baba karakteri bu işe sessiz kalmayacak gibi duruyor. Fragmandaki o kısa bakışma bile yeterince şey söylüyor. Asıl kırılma noktası uzak şehirdeki o isim olacak diye düşünüyorum; Behiye'nin geçmişte sakladığı bir şey varsa ve o kişi köşke gelirse, kadının üzerine kurduğu bütün otorite bir anda çatırdar. Bu dizide herkesin bir bodrumu var, Behiye'ninki de yakında açılacak. Cemre'nin gidişi konusunda ise bence hepimiz aynı fikirdeyiz: babasının katili ortaya çıkmadan o kızın oradan ayrılması anlatıyı yarım bırakır, o yüzden son anda kalacağına dair param var. Muhtemelen tam otobüse binecekken ya da yolda bir şey öğrenecek ve geri dönecek. Toprak ile arasındaki o söylenmemiş şeyler de bu bölümde biraz daha yüzeye çıkar gibi hissediyorum, ama tam çözülme beklemiyorum, bu dizi her şeyi sindire sindire veriyor. Ki zaten en büyük sıkıntı da bu: tempo gerçekten ağır. Olaylar dönüp dolaşıp aynı noktaya geliyor, bir hamle yapılıyor sonra iki bölüm o hamlenin etrafında dolanılıyor. Bu kadar güçlü bir kadroyla, bu kadar iyi bir mekân ve atmosferle biraz daha cesur olunabilir bence. Yine de fragman beni cumartesiye kadar meraklandırmayı başardı, bunu teslim etmek lazım. Gülcan'ın bir kez olsun kendisi için ayağa kalkmasını, Esvet'in de o sessiz duruşunu bozup sesini yükseltmesini bekliyorum. Umarım bu bölüm, haftalardır biriken o gerilimi gerçekten patlatır da dizi bir yere ilerler.