İçeriğe geç
Kızılcık Şerbeti 140. Bölüm Fragmanı

Kızılcık Şerbeti 140. Bölüm Fragmanı

Kızılcık Şerbeti Sezon 1 · Bölüm 140 12 izlenme

Bölüm Yorumu

Kızılcık Şerbeti

Doğrusunu söyleyeyim, Kızılcık Şerbeti 140. bölüm fragmanını izlerken bir yandan not aldım bir yandan da "ya bu dizi gerçekten bir zamanlar Ünal sofrasında kavga eden o kalabalık aileydi" diye iç geçirdim. Fragmanın açılışındaki o sessizlik hali bile artık bambaşka bir dizi izlediğimizi anlatıyor; kadro eridikçe konak boşaldı, boşaldıkça da senaryo kendini yeni yüzlerin üzerinden ayakta tutmaya çalışıyor. Nilay'ın gidişiyle ilgili sahneler fragmanın en çok konuşulacak kısmı olacak gibi, çünkü karakteri yıllardır sevmeyen izleyici bile onun yokluğunun bu evde bir boşluk bırakacağını şimdiden hissediyor. Bir yorumda gayet yerinde denmiş: yangında üstüne kolon düşen, balkondan düşen, ailesinin ölümüne dayanan kadın, sıra buraya gelince dayanamadı. Senaristlerin karakter tutarlılığı konusunda son sezonlarda epey serbest davrandığını bu tek örnek bile özetliyor açıkçası. Fragmanda Fatih tarafındaki bakışlar, o yarım kalan cümleler, kapı önünde duraksamalar yine klasik "söylenmeyen şeyler" gerilimine oynuyor. Konağa yeni taşınan komşu meselesi ise ayrı bir başlık; izleyicinin de dikkatini çekmiş, senaristin komşuculuk aşkı gerçekten tescilli. Aynı kurgu Yasak Elma'da da vardı, Sandık Kokusu'nda da. Yan komşu aynı zamanda hayatın merkezine oturan adam oluyor, sonra sırlar birer birer dökülüyor. Fragmandaki o kısa bakışma sahnesi de bu yönde bir hazırlık gibi duruyor. Kıvılcım cephesindeki tedirgin yüz ifadesi ise bana kalırsa bölümün asıl düğümünü işaret ediyor; o kadın bir şeyi sezdiğinde ekranda gerçekten hissediliyor ve fragmanın en inandırıcı saniyeleri yine ona ait.

Tahminime gelirsek, bu bölümde bir vedanın ardından ikinci bir kopuşun daha kapıda olduğunu düşünüyorum; dizi son dönemde karakter çıkarmayı neredeyse bir ritüele dönüştürdü ve bu gidişle sezon sonuna kadar kadroda tanıdık iki üç isim ya kalır ya kalmaz. Diziden sağ çıkmayı başaran Umut, Rüzgar, Firaz üçlüsüne selam çakan izleyiciye hak veriyorum, gerçekten bir hayatta kalma yarışına döndü iş. Yeni komşu hattının ise önümüzdeki bölümlerde büyük bir sırla açılacağını, muhtemelen geçmişte ailelerden biriyle bağı olduğunun ortaya çıkacağını tahmin ediyorum; bu kalıbı defalarca gördük ama itiraf edeyim, işe de yarıyor. Fatih tarafında ise klasik bir pişmanlık döngüsü başlayabilir, adam kaybettiğini anladığı anda geri dönmeye çalışır, izleyici de "yine mi" der ama izlemeye devam eder. Bu dizinin en büyük gücü zaten hep bu oldu: kızdıra kızdıra izlettirmek. Yorumlarda "izlemeyeceğim deyip yine buradayım" diyen o kalabalık grup, dizinin reyting sırrını tek cümleyle özetliyor bence. Eski sezonları özleyenlere hak vermemek elde değil, o sofra sahneleri, o herkesin aynı karede bağırdığı kaos artık yok; ama bu bölümün finalinde küçük bir sürpriz bırakıp yeni bir çatışma ekseni kurarlarsa dizi yeniden toparlanabilir. Benim asıl merakım Kıvılcım'ın bu yeni düzende nasıl konumlanacağı, çünkü o karakter dizinin ahlaki pusulası ve pusula kırılırsa hikâye yönünü tamamen kaybeder. Cuma akşamı ekran başında olacağım, ama bu kez biraz da eski günlerin hatırına izleyeceğim, bunu itiraf etmekte sakınca görmüyorum. Siz ne düşünüyorsunuz, bu bölüm toparlanmanın başlangıcı mı yoksa veda serisinin devamı mı olacak?