İçeriğe geç
Güneşin Doğduğu Yer 3. Bölüm Fragmanı

Güneşin Doğduğu Yer 3. Bölüm Fragmanı

Güneşin Doğduğu Yer Sezon 1 · Bölüm 3 8 izlenme

Bölüm Yorumu

Güneşin Doğduğu Yer

Güneşin Doğduğu Yer 3. bölüm fragmanı, ilk iki bölümde kurulan o sıkışmış, boğucu atmosferi daha da koyulaştırarak geliyor ve açıkçası ilk saniyeden itibaren tansiyonun yükseleceği belli. Fragmanın en çok konuşulan kısmı elbette Leyla ile Kenan arasındaki o sessiz bakışma; ikisi de konuşmuyor ama aralarındaki mesafenin ne kadar büyük olduğunu, aralarına giren onca yalanın ağırlığını yüzlerinden okuyabiliyorsunuz. Kenan'ın konağa dönüşüyle birlikte evin dengesinin bozulduğu, herkesin bir şeyler sakladığı ve en çok da çocuğun kimden saklandığı meselesinin ortaya çıkma ihtimalinin masada olduğu anlaşılıyor. Hanımağa tavırlarıyla evi yöneten kayınvalide karakteri fragmanda yine sahnenin ortasında; attığı iftiranın altından kalkamayacağını bildiği halde hâlâ dimdik durması, o soğukkanlılığı aslında korkusunu gizleme çabası gibi duruyor. Bir de köy meydanında geçen, kalabalığın fısıldaştığı o sahne var ki Leyla'nın nasıl bir baskı altında yaşadığını tek karede özetliyor. Burak Özçivit'in oyunculuğu konusunda da söylemek gerek: buradaki Kenan tiplemesi, daha içe dönük, daha kırgın, daha az konuşan bir adam ve bu hali ona yakışmış. Fragmanın sonlarına doğru gelen kapı çalma sesi, telefonun titremesi, bir belgenin masaya bırakılması gibi küçük detaylar da rastgele konulmamış; bunlar gerçeğin ortaya çıkmasına giden yolun ilk taşları gibi duruyor. Kısacası üçüncü bölüm, hikâyenin gerçekten kendi ekseninde oturacağı bölüm olacak gibi görünüyor.

Benim tahminim şu: gerçek bu bölümde tamamen ortaya çıkmayacak ama çok ciddi bir çatlak oluşacak. Dizi bu kadar erken kozunu oynamaz, ancak Kenan'ın kafasında soru işaretleri bırakacak kadarı verilir bence. Belki eski bir mektup, belki köyden birinin ağzından kaçan bir cümle, belki de kayınvalidenin bir anlık paniği... Bunlardan biri yeter zaten. Asıl merak ettiğim, Leyla'nın tavrı ne olacak. İzleyici yorumlarında da sıkça geçiyor: "Gerçeği öğrense bile, sözüne inanmayıp seni çocuğundan ayıran adamı bir daha hayatına alma." Bu cümle bence dizinin de en can alıcı sorusu. Çünkü Leyla sadece bir aşkı değil, yıllarını, onurunu ve evladıyla geçirebileceği bir ömrü kaybetti. Affetmek bu kadar kolay olmamalı ve umarım senaryo da kolay affettirmez. Ben Leyla'nın bir süre daha dimdik durmasını, hatta kendi hesabını kendi eliyle sormasını tercih ederim; kurtarılmayı bekleyen bir kadın olarak kalırsa hikâye çok çabuk tüketir kendini. Diğer taraftan çocuk meselesi var; bu tür hikâyelerde çocuk genelde gerçeğin taşıyıcısı olur, bakışıyla, bir hatırasıyla, bir benzerliğiyle her şeyi patlatır. Fragmanda bunun ipuçları var gibi. Kayınvalide tarafındaysa klasik bir kötü karakter yerine, kendini gerçekten haklı sanan, yaptığını "aile için" diye meşrulaştıran bir kadın portresi görüyoruz ki bu çok daha rahatsız edici ve çok daha gerçekçi. Bu ülkede benzer hikâyeleri yaşamış ne kadar çok insan var, biliyoruz. Umarım dizi bunu melodrama boğmadan, sabırlı ve inandırıcı biçimde anlatır. Üçüncü bölüm bu açıdan bir sınav; hikâyenin temposu doğru ayarlanırsa uzun soluklu bir iş olur. Siz ne düşünüyorsunuz, gerçek ortaya çıkarsa Leyla geri döner mi, yoksa kendi yolunu mu çizer?