Açıkçası Güller ve Günahlar 41. bölüm fragmanını izlerken ilk tepkim "bu kadar mı?" oldu, çünkü gerçekten yapımcılığın bize sunduğu şey neredeyse bir reklam kuşağı uzunluğunda. Yorumlarda birinin "Türk televizyon tarihinin en kısa fragmanı rekoru" demesi boşuna değil, haklı adam. Ama kısa olması az şey anlatıyor demek değil tabii; o birkaç saniyede bile merkezde yine Sonay var ve bu da başlı başına bir sorun. Fragmanın omurgasını Sonay'ın Serhat üzerindeki o bitmek bilmeyen baskısı oluşturuyor; kadın adamın hayatına yapışmış, bırakmıyor, her sahnede bir hamle daha yapıyor. Sevgi diye yutturmaya çalıştığı şeyin aslında saf bir takıntı olduğunu artık ekran başındaki herkes görüyor.Zeynep'in o "ruh hastası" repliği de tam yerine oturmuş, çünkü izleyicinin aylardır kafasında döndürdüğü cümleyi nihayet biri yüzüne söyledi. Fragmanda Serhat'ın yüzündeki o yorgun, bıkkın ifade bence en önemli detay; adam artık savaşmıyor, sadece bu durumdan kurtulmanın bir yolunu arıyor gibi duruyor. Sonay'ın yeni bir şantaj kozu çıkarmış olma ihtimali havada asılı kalıyor, çünkü böyle bir karakterin elinde koz olmadan bu kadar rahat hareket etmesi mümkün değil. Zeynep cephesinde ise sabrın sonuna gelinmiş durumda, bakışları bile değişmiş. Fragman bize net bir olay vermese de bir çatışmanın eşiğinde olduğumuzu hissettiriyor; sanki yapımcılar asıl bombayı saklamış, "gelin de izleyin" demiş. Ama bu taktik her hafta işe yaramıyor, izleyici artık doyurulmak istiyor ve bunu yorumlarda açıkça haykırıyor.
Benim tahminim şu yönde: Sonay karakterinin diziden çıkışı artık senaryo açısından bir zorunluluk haline geldi, çünkü hikâye onun etrafında dönerek tıkandı. Muhtemelen önümüzdeki bölümlerde Sonay son büyük hamlesini yapacak, belki Zeynep'e fiziksel bir zarar verme girişiminde bulunacak ya da Serhat'ın geçmişine dair sakladığı bir bilgiyi ortaya saçacak, ve bu hamle onun sonu olacak. Kendi kurduğu tuzağa kendisinin düşmesi bu tip karakterler için en klasik ama en tatmin edici final şekli, ben de bunu bekliyorum doğrusu. Çünkü izleyici artık intikamın tadını değil, huzurun tadını almak istiyor. Yorumlarda defalarca tekrar eden "güzel sahneler görmek istiyoruz" cümlesi aslında senaristlere yazılmış en dürüst eleştiri; insanlar Zeynep ile Serhat'ın nefes aldığı, birbirine sarıldığı, kavga etmeden konuştuğu beş dakika görmek istiyor. Sürekli gerilim, sürekli şantaj, sürekli ağlama derken dizi kendi tonunda boğulmaya başladı. Bir diğer teorim ise Sonay'ın yalnız hareket etmediği yönünde; arkasında ona bilgi taşıyan, kapıları açan biri olmalı, aksi halde bu kadar sürekli doğru yerde doğru zamanda olması mantıklı değil. O ismin ortaya çıkması dizi için gerçek bir kırılma noktası olabilir ve hikâyeye uzun zamandır beklenen o tazeliği getirebilir. Yine de şunu söylemeliyim: Güller ve Günahlar oyunculuk olarak hâlâ güçlü bir dizi, Zeynep'i canlandıran oyuncunun özellikle sessiz sahnelerdeki ifadesi çok başarılı. Sorun oyuncularda değil, aynı döngüyü haftalarca tekrar eden yazım tercihlerinde. 41. bölüm bu döngüyü kırarsa dizi yeniden toparlanır; kıramazsa korkarım reyting tablosu bize bunun faturasını kesecek. Umarım bu hafta izleyicinin istediği o nefes verilir.
Bölüm Yorumu
Güller ve GünahlarAçıkçası Güller ve Günahlar 41. bölüm fragmanını izlerken ilk tepkim "bu kadar mı?" oldu, çünkü gerçekten yapımcılığın bize sunduğu şey neredeyse bir reklam kuşağı uzunluğunda. Yorumlarda birinin "Türk televizyon tarihinin en kısa fragmanı rekoru" demesi boşuna değil, haklı adam. Ama kısa olması az şey anlatıyor demek değil tabii; o birkaç saniyede bile merkezde yine Sonay var ve bu da başlı başına bir sorun. Fragmanın omurgasını Sonay'ın Serhat üzerindeki o bitmek bilmeyen baskısı oluşturuyor; kadın adamın hayatına yapışmış, bırakmıyor, her sahnede bir hamle daha yapıyor. Sevgi diye yutturmaya çalıştığı şeyin aslında saf bir takıntı olduğunu artık ekran başındaki herkes görüyor. Zeynep'in o "ruh hastası" repliği de tam yerine oturmuş, çünkü izleyicinin aylardır kafasında döndürdüğü cümleyi nihayet biri yüzüne söyledi. Fragmanda Serhat'ın yüzündeki o yorgun, bıkkın ifade bence en önemli detay; adam artık savaşmıyor, sadece bu durumdan kurtulmanın bir yolunu arıyor gibi duruyor. Sonay'ın yeni bir şantaj kozu çıkarmış olma ihtimali havada asılı kalıyor, çünkü böyle bir karakterin elinde koz olmadan bu kadar rahat hareket etmesi mümkün değil. Zeynep cephesinde ise sabrın sonuna gelinmiş durumda, bakışları bile değişmiş. Fragman bize net bir olay vermese de bir çatışmanın eşiğinde olduğumuzu hissettiriyor; sanki yapımcılar asıl bombayı saklamış, "gelin de izleyin" demiş. Ama bu taktik her hafta işe yaramıyor, izleyici artık doyurulmak istiyor ve bunu yorumlarda açıkça haykırıyor.
Benim tahminim şu yönde: Sonay karakterinin diziden çıkışı artık senaryo açısından bir zorunluluk haline geldi, çünkü hikâye onun etrafında dönerek tıkandı. Muhtemelen önümüzdeki bölümlerde Sonay son büyük hamlesini yapacak, belki Zeynep'e fiziksel bir zarar verme girişiminde bulunacak ya da Serhat'ın geçmişine dair sakladığı bir bilgiyi ortaya saçacak, ve bu hamle onun sonu olacak. Kendi kurduğu tuzağa kendisinin düşmesi bu tip karakterler için en klasik ama en tatmin edici final şekli, ben de bunu bekliyorum doğrusu. Çünkü izleyici artık intikamın tadını değil, huzurun tadını almak istiyor. Yorumlarda defalarca tekrar eden "güzel sahneler görmek istiyoruz" cümlesi aslında senaristlere yazılmış en dürüst eleştiri; insanlar Zeynep ile Serhat'ın nefes aldığı, birbirine sarıldığı, kavga etmeden konuştuğu beş dakika görmek istiyor. Sürekli gerilim, sürekli şantaj, sürekli ağlama derken dizi kendi tonunda boğulmaya başladı. Bir diğer teorim ise Sonay'ın yalnız hareket etmediği yönünde; arkasında ona bilgi taşıyan, kapıları açan biri olmalı, aksi halde bu kadar sürekli doğru yerde doğru zamanda olması mantıklı değil. O ismin ortaya çıkması dizi için gerçek bir kırılma noktası olabilir ve hikâyeye uzun zamandır beklenen o tazeliği getirebilir. Yine de şunu söylemeliyim: Güller ve Günahlar oyunculuk olarak hâlâ güçlü bir dizi, Zeynep'i canlandıran oyuncunun özellikle sessiz sahnelerdeki ifadesi çok başarılı. Sorun oyuncularda değil, aynı döngüyü haftalarca tekrar eden yazım tercihlerinde. 41. bölüm bu döngüyü kırarsa dizi yeniden toparlanır; kıramazsa korkarım reyting tablosu bize bunun faturasını kesecek. Umarım bu hafta izleyicinin istediği o nefes verilir.