Güldür Güldür Show'un 436. bölümünün ikinci tanıtımı yayınlandı ve açıkçası fragmanı izlerken biraz kaygılandım. Son dönemde programın kalitesindeki dalgalanmalar gözle görülür haldeyken, bu sefer de skeçlerin genel havası oldukça karışık görünüyor. Fragmanda birkaç farklı sahne göze çarpıyor ama hiçbiri tam anlamıyla vurucu bir etki yaratmıyor. Özellikle karakterlerin mimikleri ve diyalog kurgularına bakınca, yazarların bu sefer daha güvenli bölgede kalmayı tercih ettiği anlaşılıyor. Klasik aile komedisi formatındaki sahneler var, ofis ortamından kesitler mevcut ve tabii ki kaçınılmaz market-mahalle tipi durumlar eksik değil. Ancak bu tanıdık formülün içinde gerçekten özgün bir şeyler var mı, onu görmek için tam bölümü beklemek gerekecek. Fragmandan anladığım kadarıyla oyuncular her zamanki performanslarını sergiliyor ama Ali Sunal ve Alper Kul'un enerjileri biraz düşük kalmış gibi. Bu durum bütün skeçlerin ritmini etkiliyor ve izleyicinin beklentilerini karşılayıp karşılamayacağı konusunda soru işaretleri oluşturuyor.
İzleyici yorumlarına bakınca da durumun pek iç açıcı olmadığını söylemek mümkün. "Tek güleceğim skeç bu galiba" yorumu aslında çok şey anlatıyor ve programın son dönemki gidişatını özetler nitelikte. Büyük ihtimalle fragmanda gösterilen sahnelerden sadece biri gerçekten komik gelmiş izleyiciye, geri kalanları için aynı heyecanı hissetmemiş. Bu durumda 436. bölümün genel başarısı, o tek komik skeçin ne kadar güçlü olduğuna bağlı kalacak gibi görünüyor. Tahminim, bu bölümde de eskiden alışık olduğumuz seviyeyi yakalayamayacak ve ortalama bir performans sergileyeceğiz. Güldür Güldür Show'un dinamikleri artık çok tahmin edilebilir hale geldi ve yenilik arayışı maalesef yetersiz kalıyor. Umarım yanılırım ve bölüm yayınlandığında gerçekten güldüren, unutulmaz sahnelerle karşılaşırız. Ama fragmanın verdiği ipuçları bu yönde değil ne yazık ki. Belki de program yönetimi bu eleştirileri dikkate alır ve önümüzdeki bölümlerde daha cesur senaryolar denemeye başlar. Sonuçta izleyici sadakati sonsuz değil ve komedinin doğası gereği sürekli kendini yenilemesi gerekiyor.
Bölüm Yorumu
Güldür Güldür ShowGüldür Güldür Show'un 436. bölümünün ikinci tanıtımı yayınlandı ve açıkçası fragmanı izlerken biraz kaygılandım. Son dönemde programın kalitesindeki dalgalanmalar gözle görülür haldeyken, bu sefer de skeçlerin genel havası oldukça karışık görünüyor. Fragmanda birkaç farklı sahne göze çarpıyor ama hiçbiri tam anlamıyla vurucu bir etki yaratmıyor. Özellikle karakterlerin mimikleri ve diyalog kurgularına bakınca, yazarların bu sefer daha güvenli bölgede kalmayı tercih ettiği anlaşılıyor. Klasik aile komedisi formatındaki sahneler var, ofis ortamından kesitler mevcut ve tabii ki kaçınılmaz market-mahalle tipi durumlar eksik değil. Ancak bu tanıdık formülün içinde gerçekten özgün bir şeyler var mı, onu görmek için tam bölümü beklemek gerekecek. Fragmandan anladığım kadarıyla oyuncular her zamanki performanslarını sergiliyor ama Ali Sunal ve Alper Kul'un enerjileri biraz düşük kalmış gibi. Bu durum bütün skeçlerin ritmini etkiliyor ve izleyicinin beklentilerini karşılayıp karşılamayacağı konusunda soru işaretleri oluşturuyor.
İzleyici yorumlarına bakınca da durumun pek iç açıcı olmadığını söylemek mümkün. "Tek güleceğim skeç bu galiba" yorumu aslında çok şey anlatıyor ve programın son dönemki gidişatını özetler nitelikte. Büyük ihtimalle fragmanda gösterilen sahnelerden sadece biri gerçekten komik gelmiş izleyiciye, geri kalanları için aynı heyecanı hissetmemiş. Bu durumda 436. bölümün genel başarısı, o tek komik skeçin ne kadar güçlü olduğuna bağlı kalacak gibi görünüyor. Tahminim, bu bölümde de eskiden alışık olduğumuz seviyeyi yakalayamayacak ve ortalama bir performans sergileyeceğiz. Güldür Güldür Show'un dinamikleri artık çok tahmin edilebilir hale geldi ve yenilik arayışı maalesef yetersiz kalıyor. Umarım yanılırım ve bölüm yayınlandığında gerçekten güldüren, unutulmaz sahnelerle karşılaşırız. Ama fragmanın verdiği ipuçları bu yönde değil ne yazık ki. Belki de program yönetimi bu eleştirileri dikkate alır ve önümüzdeki bölümlerde daha cesur senaryolar denemeye başlar. Sonuçta izleyici sadakati sonsuz değil ve komedinin doğası gereği sürekli kendini yenilemesi gerekiyor.