Geçen bölümün ardından fragmanı izlemek bile zor geldi açıkçası, çünkü Gönül Dağı bu sefer bizi gerçekten yordu. Döndü teyzenin vedası öyle bir boşluk bıraktı ki, fragmanda Gedelli'nin sokaklarını görmek bile insanın içini burkuyor. Fragmanda en çok dikkatimi çeken şey, evin içindeki o alışılmadık sessizlik oldu. Mutfakta çay demleyen, arkadan laf yetiştiren, bir bakışıyla herkesi hizaya sokan o kadın yok artık ve kamera sanki bunu bilerek boş köşelerde fazladan duruyor. Zeynep'in gözleri şiş, Dilek bir şey söylemeye çalışıyor ama sesi çıkmıyor; Taner ve Ramazan tarafında ise her zamanki muzipliğin yerini tuhaf bir ağırlık almış. Fragmanın ortasında mezarlık sahnesi gibi duran o kısa kare var ya, orada kimin durduğunu tam seçemedim ama duruşundan Cemile olduğunu düşünüyorum, o çaresizlik onun omuzlarına çok oturuyor. Bir de şu var: yeni bir misafirin köye gelişi ima ediliyor, kapının önünde bavulla duran bir siluet gösteriliyor ki bu, senaryonun kaybın ardından hikâyeyi yeniden toparlama hamlesi olabilir. Ölüm bu dizide hep vardı ama bu kez yası anlatma biçimi çok daha sakin, çok daha gerçekçiydi. Fragmanın son saniyelerinde duyulan o kısa replik, "bu ev artık eskisi gibi olmayacak" tadında bir şey, sanırım tüm bölümün özeti olacak. Ayrıca dükkândaki sahnelerde işlerin yine karıştığını, Veysel tarafında bir maddi sıkıntı ya da bir yanlış anlaşılmanın kapıda olduğunu sezdim. Kısacası fragman, kaybın hemen ertesinde nefes alınan ama nefesin de bir türlü rahat gitmediği bir bölüme işaret ediyor.
Benim tahminim, 225. bölümün büyük kısmı yas ve toparlanma üzerine kurulacak; senarist muhtemelen Döndü'nün geride bıraktığı bir vasiyet, bir mektup ya da bir eşya üzerinden hikâyeyi yürütecek. Böyle durumlarda Gönül Dağı genelde küçük bir detayı büyük bir duyguya çeviriyor; mesela eski bir sandıktan çıkan bir yazma ya da kimsenin bilmediği bir borç, bir söz. Bu vasiyet meselesinin aile içinde yeni bir tartışma başlatması bana çok olası geliyor, hatta kardeşler arasında kırgınlık bile doğabilir. Bir yandan izleyicinin haklı bir sitemi var: gerçekten Döndü ne ara hastalandı, ne ara bu noktaya geldik? Bence yapım tarafında oyuncu ayrılığı vardı ve karakter hızlıca uğurlandı; bunu izlerken hissetmemek mümkün değil. Yine de ölümün işleniş biçimini, ağıtsız ve bağırışsız halini takdir ediyorum. Beklentim, önümüzdeki bölümlerde köyün yeni bir hikâyeyle canlanması; o bavullu misafir eğer uzun soluklu bir karakterse, muhtemelen Döndü'nün geçmişinden gelen biri olacak ve bilmediğimiz bir sırrı ortaya dökecek. Bir de Taner ile Ramazan'ın esprilerinin geri gelmesi lazım, yoksa dizi fazla ağırlaşır; cumartesi akşamının o hafifliği bu dizinin en büyük gücü. Altı sezondur aynı sofraya oturuyoruz, aynı avluda ısınıyoruz; o yüzden bir karakterin gidişi gerçekten akrabamızın gidişi gibi hissettiriyor. Benim asıl merakım, bu kaybın Dilek ve Zeynep ilişkisini nereye taşıyacağı. Belki de acı onları birbirine daha çok kenetler, belki de birikmiş kırgınlıklar bu vesileyle patlar. Siz ne düşünüyorsunuz, bu bölüm bir veda bölümü mü olacak yoksa yeni bir başlangıcın ilk adımı mı? Ben cumartesiyi iple çekiyorum, ama bu sefer mendili hazır tutacağım.
Bölüm Yorumu
Gönül DağıGeçen bölümün ardından fragmanı izlemek bile zor geldi açıkçası, çünkü Gönül Dağı bu sefer bizi gerçekten yordu. Döndü teyzenin vedası öyle bir boşluk bıraktı ki, fragmanda Gedelli'nin sokaklarını görmek bile insanın içini burkuyor. Fragmanda en çok dikkatimi çeken şey, evin içindeki o alışılmadık sessizlik oldu. Mutfakta çay demleyen, arkadan laf yetiştiren, bir bakışıyla herkesi hizaya sokan o kadın yok artık ve kamera sanki bunu bilerek boş köşelerde fazladan duruyor. Zeynep'in gözleri şiş, Dilek bir şey söylemeye çalışıyor ama sesi çıkmıyor; Taner ve Ramazan tarafında ise her zamanki muzipliğin yerini tuhaf bir ağırlık almış. Fragmanın ortasında mezarlık sahnesi gibi duran o kısa kare var ya, orada kimin durduğunu tam seçemedim ama duruşundan Cemile olduğunu düşünüyorum, o çaresizlik onun omuzlarına çok oturuyor. Bir de şu var: yeni bir misafirin köye gelişi ima ediliyor, kapının önünde bavulla duran bir siluet gösteriliyor ki bu, senaryonun kaybın ardından hikâyeyi yeniden toparlama hamlesi olabilir. Ölüm bu dizide hep vardı ama bu kez yası anlatma biçimi çok daha sakin, çok daha gerçekçiydi. Fragmanın son saniyelerinde duyulan o kısa replik, "bu ev artık eskisi gibi olmayacak" tadında bir şey, sanırım tüm bölümün özeti olacak. Ayrıca dükkândaki sahnelerde işlerin yine karıştığını, Veysel tarafında bir maddi sıkıntı ya da bir yanlış anlaşılmanın kapıda olduğunu sezdim. Kısacası fragman, kaybın hemen ertesinde nefes alınan ama nefesin de bir türlü rahat gitmediği bir bölüme işaret ediyor.
Benim tahminim, 225. bölümün büyük kısmı yas ve toparlanma üzerine kurulacak; senarist muhtemelen Döndü'nün geride bıraktığı bir vasiyet, bir mektup ya da bir eşya üzerinden hikâyeyi yürütecek. Böyle durumlarda Gönül Dağı genelde küçük bir detayı büyük bir duyguya çeviriyor; mesela eski bir sandıktan çıkan bir yazma ya da kimsenin bilmediği bir borç, bir söz. Bu vasiyet meselesinin aile içinde yeni bir tartışma başlatması bana çok olası geliyor, hatta kardeşler arasında kırgınlık bile doğabilir. Bir yandan izleyicinin haklı bir sitemi var: gerçekten Döndü ne ara hastalandı, ne ara bu noktaya geldik? Bence yapım tarafında oyuncu ayrılığı vardı ve karakter hızlıca uğurlandı; bunu izlerken hissetmemek mümkün değil. Yine de ölümün işleniş biçimini, ağıtsız ve bağırışsız halini takdir ediyorum. Beklentim, önümüzdeki bölümlerde köyün yeni bir hikâyeyle canlanması; o bavullu misafir eğer uzun soluklu bir karakterse, muhtemelen Döndü'nün geçmişinden gelen biri olacak ve bilmediğimiz bir sırrı ortaya dökecek. Bir de Taner ile Ramazan'ın esprilerinin geri gelmesi lazım, yoksa dizi fazla ağırlaşır; cumartesi akşamının o hafifliği bu dizinin en büyük gücü. Altı sezondur aynı sofraya oturuyoruz, aynı avluda ısınıyoruz; o yüzden bir karakterin gidişi gerçekten akrabamızın gidişi gibi hissettiriyor. Benim asıl merakım, bu kaybın Dilek ve Zeynep ilişkisini nereye taşıyacağı. Belki de acı onları birbirine daha çok kenetler, belki de birikmiş kırgınlıklar bu vesileyle patlar. Siz ne düşünüyorsunuz, bu bölüm bir veda bölümü mü olacak yoksa yeni bir başlangıcın ilk adımı mı? Ben cumartesiyi iple çekiyorum, ama bu sefer mendili hazır tutacağım.