İçeriğe geç
Gönül Dağı 223. Bölüm 2. Fragmanı

Gönül Dağı 223. Bölüm 2. Fragmanı

Gönül Dağı Sezon 1 · Bölüm 223 6 izlenme

Bölüm Yorumu

Gönül Dağı

Doğrusunu söyleyeyim, Gönül Dağı 223. bölümün ikinci fragmanı bana ilkinden daha ağır geldi; çünkü ilk fragmanda bir şeyler sezdiriliyordu, bu ikincisinde ise resmen altı çiziliyor. Ali'nin o bavul sahnesi, kapının eşiğinde durup arkasına bakışı, gitmeye karar vermiş bir adamın değil, gitmek zorunda bırakılmış bir adamın yüzüydü. Zaten diziyi bir süredir takip eden herkes bilir, bu dizide veda sahneleri hiçbir zaman göründüğü gibi bitmiyor; ama bu sefer montajın ritmi biraz farklı, müzikler daha kalın basıyor, kamera da yüzlerde daha uzun kalıyor. Dilek'in o suskunluğu bence fragmanın en kritik yeri, çünkü konuşmuyor ama gözleriyle bir şey biliyormuş gibi bakıyor. Taner tarafında işlerin yine karıştığı belli, dükkânda geçen o kısa diyalogdaki gerginlik boşuna değil, birileri bir borcun ya da bir sözün peşinde. Zeynep'in telefon başındaki tedirginliği de ayrı bir başlık; o sahnede arka planda kimin olduğunu tam çıkaramadım ama kadraj bilerek dar tutulmuş, yani saklanan bir yüz var. Bir de şu var: fragmanın sonundaki köy yolu planı, uzaktan gelen araba ve Cemile'nin telaşla eve koşması klasik "kötü haber geliyor" kurgusu. Bunu yüz kere gördük ama Gönül Dağı bunu yaparken hâlâ insanın içine oturtmayı beceriyor, orası ayrı. Ramazan'ın olmadığı bir Taşkale hâlâ eksik duruyor, bunu fragmanı izlerken bir kez daha hissettim açıkçası.

Tahminime gelirsem: Ali'nin gerçekten gideceğine ben de inanmıyorum, yorumlarda da herkes aynı şeyi söylüyor zaten. Bu dizide bir karakter bavulunu topladıysa o bavul ya yolda açılır ya da otobüs kalkarken birisi koşarak yetişir. Bana kalırsa Ali gitme kararını başkasını korumak için almış, yani bir tehdit ya da bir sır var ortada; yakınlarına zarar gelmesin diye kendini uzaklaştırıyor. Bu da demek oluyor ki bölümün sonunda gerçek ortaya çıkacak, o gidiş hikâyesi tersine dönecek. Dilek cephesinde ise sessizliğin bir noktada patlayacağını düşünüyorum; o kadın konuşmaya başladığında genelde işler çorap söküğü gibi geliyor. Taner'in başındaki iş meselesinin de Ali'nin kararıyla bir yerde kesişeceğine dair kuvvetli bir hissim var, çünkü dizi son dönemde iki ayrı hattı hep aynı noktada birleştiriyor. Bir de dürüst olalım, izleyicinin asıl derdi bu haftaki olaylar değil; kadronun eskisi gibi olmaması. Saz evi kalabalıkken bambaşkaydı, Dertli Kafe'nin o günkü neşesini hâlâ arayan çok kişi var. Yeni karakterler fena değil ama eskilerin bıraktığı boşluk öyle kolay dolmuyor, bunu senaryonun da bildiğini düşünüyorum; son bölümlerde duygusal tonun artması biraz da bu boşluğu kapatma çabası gibi geliyor bana. Yine de itiraf edeyim, fragman yayınlanır yayınlanmaz açıp izleyenlerdenim ve muhtemelen çarşamba akşamı da ekran başında olacağım. Gönül Dağı eski tadında mı, tartışılır; ama hâlâ insanı koltuğa oturtan bir sıcaklığı var. Bakalım Ali gerçekten çıkacak mı o yola, yoksa Taşkale onu bir kez daha geri mi çağıracak?