İçeriğe geç
Gelin 481. Bölüm Fragmanı

Gelin 481. Bölüm Fragmanı

Gelin Sezon 1 · Bölüm 481 0 izlenme

Bölüm Yorumu

Gelin

Gelin 481. Bölüm fragmanına baktığımızda, dizinin uzun süredir sürüklediği Hançer'in kayıp olması meselesinin sonunda bir yere doğru kıvrıldığını görüyoruz. Terzi dükkânında, o daracık arka odada yatan Hançer'in hâli gerçekten içler acısı; kadın günlerdir baygın, hareketsiz, kendi oğlundan metrelerce uzakta ve en acısı da Efehan'ın o kapının hemen dibine kadar gelip geri dönmesi. Fragmanda Efehan'ın terzinin dükkânında dolandığı, bir şeyler sezer gibi etrafı kolaçan ettiği sahneler var ve açıkçası izleyicinin "bağır be çocuk, bir ses çıkar" diye ekrana söylenmesi çok haklı bir tepki. Bir perdenin arkasında duran anne ile oğulun birbirini duyamaması, bu dizinin en acımasız oyunu oldu. Öte yandan Gülfem cephesinde işler karışıyor; kadın İrem'i iyice köşeye sıkıştırmış, ona hem para hem korku üzerinden baskı kuruyor ve fragmandaki o yüz yüze gelme sahnesinde İrem'in gözündeki panik çok net okunuyor. Cihan ise her zamanki gibi geç kalan, yanlış kapıları çalan, doğru soruyu bir türlü soramayan adam olarak karşımızda; Esma ile arasındaki o garip yakınlık da hâlâ ortada duruyor ve bu, Hançer'e yapılmış ayrı bir haksızlık gibi hissettiriyor. Fragmanın sonundaki telefon sahnesi, terzinin birinden para istediğini ima eden o konuşma, Hançer'in bir pazarlık malzemesine dönüştüğünü açıkça söylüyor. Yani artık mesele sadece kaybolmak değil, resmen bir alışveriş hâline gelmiş durumda ve bu da bölümü bir anda çok daha kirli bir yere taşıyor.

Benim beklentim şu yönde: Terzi kadın kısa sürede Hançer'in kim olduğunu öğrenecek, belki televizyondan belki bir fotoğraftan, ve o andan itibaren fiyat yükselecek. Cihan'ın bu noktada ne kadar isterse versin ödeyeceği açık; adam karısını bulmak için her şeyi yapar, bunu biliyoruz, ama asıl soru parayı ödedikten sonra karşısına çıkacak kadının hâlâ eski Hançer olup olmayacağı. Çünkü bu kadar uzun süre yatan, hafızası sarsılan bir insanın dönüşü kolay olmaz; bence senaryo bize bir süreliğine hafıza kaybı ya da en azından Cihan'a karşı soğuk, kırgın bir Hançer hazırlıyor. Ve açıkçası öyle de olmalı, çünkü bu adam onun mezarının toprağı kurumadan başka bir kadınla aynı masaya oturdu. Gülfem tarafında ise klasik senaryo işliyor: kurduğu her tuzak bir noktada kendi ayağına dolanacak, İrem baskı altında çözülüp konuşacak ve muhtemelen ikisi birbirini ele verecek. İrem'in o bilgiyi Cihan'a hangi anda söyleyeceği de bölümün en kritik sorusu; ya en dibe vurduğunda vicdanı devreye girecek ya da kendini kurtarmak için konuşacak. Efehan konusunda ise bir şey söyleyeyim: bu çocuk üzerinden yürütülen "az kalsın buluyordu" oyunu artık sınırına geldi, izleyicinin sabrı taştı ve dizinin bunu bir bölüm daha uzatması ciddi tepki çeker. Umarım bu hafta çocuk gerçekten bir şey görür ve babasına anlatır. Bir de şu var: Dizide herkesin sürekli bağırması, her sahnenin kavgayla açılıp kapanması yorucu olmaya başladı; arada sessiz, derin bir sahne de izlemek istiyoruz. Yine de kabul edelim, Hançer'in o kapıdan çıkacağı an için hepimiz ekran başındayız. Soru şu: o kapıyı kim açacak, Cihan mı yoksa Efehan mı?