İçeriğe geç
Gelin 478. Bölüm Fragmanı

Gelin 478. Bölüm Fragmanı

Gelin Sezon 1 · Bölüm 478 2 izlenme

Bölüm Yorumu

Gelin

Gelin 478. bölüm fragmanı yayınlandığında ilk dikkatimi çeken şey, hikâyenin yine aynı dar koridorda dönüp durması oldu. Fragmanda Cihan'ın terziyle olan sahnesi var mesela, adamın yüzündeki o çaresiz ama kararlı ifade her şeyi anlatıyor aslında; terzinin elindeki bilgi onun için bir ömür demek ve parayla pazarlık edilecek bir durumda değil. "Kaç para isterse istesin" diyen izleyici çok haklı, çünkü Cihan artık Hançer'e giden bir iz, bir koku, bir söz için her şeyi gözden çıkarmış durumda. Diğer tarafta Gülfem ve İrem ikilisi fragmanın neredeyse yarısını kaplıyor; ikisinin o fısıldaşarak yaptığı plan sahnesi, bakışmaları, birinin diğerine "bu sefer tamamen bitecek" der gibi başını sallaması… Açıkçası bu kadın ikilisi dizinin en çok ekran alan kalabalığı haline geldi ve bu da izleyicide ciddi bir yorgunluk yaratıyor. Bir de fragmanda Balıkçı karakterinin yeni bir düşman olarak konumlandırıldığı belli oluyor, adamın Cihan'a bakışında eski bir hesap var gibi. Dizinin düşman kadrosu artık bir futbol takımı kurar hale geldi. Mukadder cephesinde ise şaşırtıcı biçimde daha dengeli bir tavır var, fragmanda onun bir uyarı cümlesi geçiyor ve bu cümle ileride Gülfem'in planını bozabilecek bir kapı aralıyor. Talya Çelebi'nin performansı yine konuşuluyor, haklı olarak; kadın mimikle oynuyor, replik bile gerekmiyor bazen. Ama bütün bu detaylara rağmen fragmanın en büyük eksiği ortada: Hançer yine yok. Üç sezon her bölümde ekranda olan bir başrolün bu kadar uzun süre yokluğu, hikâyenin ritmini ciddi biçimde bozmuş durumda ve fragman bunu gizleyemiyor.

Benim tahminim şu yönde: Terzi meselesi boşuna bu kadar öne çıkarılmıyor, Cihan'ın o diyalogdan sonra elde edeceği bilgi büyük ihtimalle bir adres ya da Hançer'in hayatta olduğuna dair somut bir kanıt olacak. Senaryo ekibi izleyiciyi bir süredir ipin ucunda tutuyor, ama bu sabrın bir sınırı var ve yorumlara baktığımda o sınıra çoktan gelindiğini görüyorum. Bir dizi, başrolünü bu kadar uzun süre sahneden çekerse geriye sadece acı ve ağıt kalıyor. Gerçekten de dizi son bölümlerde arabesk bir tona kaydı; Cihan tek başına yükü taşımaya çalışıyor, etrafındaki herkes ya kötü ya suskun. İrem cephesinde ise bence kırılma yakın, çünkü yaptığı her kötülüğü bir yerde biriktiren bir karakter bu ve dizilerin klasik matematiğinde o birikim mutlaka patlar. Tahminim, Gülfem'in İrem'i bir noktada gözden çıkaracağı ve kendi postunu kurtarmak için onu harcayacağı yönünde; o ikilinin ortaklığı çıkara dayalı, duygusal değil. Balıkçı karakteri de muhtemelen başta düşman gibi görünüp sonradan Cihan'a beklenmedik bir bilgi verecek, bu kalıp defalarca kullanıldı ama işliyor. En çok umduğum şey ise Hançer'in dönüşünün artık somut bir tarihe bağlanması; çocuğuna, annesine, evine kavuşacağı o sahne için izleyici gerçekten uzun süredir bekliyor. Eğer bu bölümde en azından bir ses, bir fotoğraf, bir mektup gelmezse yorumlardaki tepki daha da büyür bence. Yapım ekibi bu dengeyi tekrar kurmak zorunda. Yoksa elimizde çok iyi oyunculuklar, çok iyi bir atmosfer ama ruhu eksik bir hikâye kalacak. Umarım 478. bölüm o eksik parçayı yerine koyar.