İçeriğe geç
Gelin 474. Bölüm Fragmanı

Gelin 474. Bölüm Fragmanı

Gelin Sezon 1 · Bölüm 474 3 izlenme

Bölüm Yorumu

Gelin

Gelin 474. bölüm fragmanına baktığımda ilk dikkatimi çeken şey, hikâyenin hâlâ aynı yerde dönüp durması oldu açıkçası. Hançer'in yatakta hareketsiz yatışı, etrafındaki insanların çaresizce bekleyişi, Cihan'ın gözü dolu bir hâlde başında oturması... Bunları artık ezbere biliyoruz, çünkü neredeyse iki haftadır aynı kareleri farklı açılardan izliyoruz. Fragmanda balıkçının devreye girmesi ise bu durağanlığı kırmak için atılmış bir hamle gibi duruyor. Adamın Hançer'le ilgili bir bilgiyi sakladığını, bunu pazarlık konusu yapacağını anlıyoruz; hatta tavırlarından anlaşılan, en çok parayı kim verirse ona konuşacak bir tipte. Bir izleyicinin dediği gibi, aklı olsa doğrudan Cihan'a gider çünkü o para konusunda hiç tereddüt etmez, ama senaryo gereği adamın önce Gülfem ya da İrem tarafına yanaşacağı belli. Yani evdeki düşman listesine bir yenisi daha eklendi. Gülfem'in o soğuk bakışları ve İrem'in fırsatçı tavırları zaten yetiyordu, şimdi bir de dışarıdan gelen, kaybedecek hiçbir şeyi olmayan bir adam var. Fragmandaki en dikkat çekici kesit ise Cihan'ın birisinin yakasına yapıştığı an; kim olduğu tam gösterilmiyor ama ışık ve mekân olarak hastane koridoruna benziyor. Bir de Hançer'in parmağının hafifçe kıpırdadığı o kısacık plan var ki, bence tüm bölümün asıl kozu orada saklı. Fragmanı hazırlayanlar bunu bilerek en sona koymuş, çünkü haftalardır izleyiciyi tutan tek şey o uyanma ihtimali.

Benim tahminim şu: Hançer bu bölümde tam uyanmayacak ama uyanmaya çok yaklaşacak, belki gözünü açıp tekrar kapatacak ya da Cihan'ın elini sıkacak. Dizi bu kozu kolay kolay harcamaz, çünkü harcadığı anda elindeki tek gerilim bitiyor. Balıkçı meselesi de muhtemelen birkaç bölüm sürecek bir şantaj hattına dönüşecek, adam Cihan'dan para alıp sonra Gülfem tarafından susturulacak gibi geliyor bana. Ama şunu da dürüstçe söylemem lazım: izleyicinin sabrı gerçekten taştı. Yorumlara bakınca herkes aynı şeyi söylüyor, "ya öldürün ya uyandırın" diyorlar ve haksız da değiller. Üç sezon boyunca her bölümün merkezinde olan bir karakteri haftalarca yatakta tutmak, diziyi taşıyan o enerjiyi de yatağa yatırmak demek. Hançer olmadan evin içindeki çatışmalar tatsız kalıyor, çünkü o kızın karşılık verme refleksi olmadan Gülfem'in oyunları da havada kalıyor. Bir diziyi uzatmak başka şey, aynı sahneyi tekrar tekrar çekmek başka şey. Umarım bu bölüm bir eşik olur ve hikâye yeniden yürümeye başlar. İdeal senaryo bence şu: Hançer uyanır ama hafızasında bir boşluk olur, kaza anında gördüğü kişiyi hatırlayamaz; böylece hem karakter ekrana döner hem de gerilim devam eder. Bu hem seyirciyi rahatlatır hem senaryoya alan açar. Eğer yine "bir sonraki bölümde uyanacak" taktiği yapılırsa, korkarım reytinglerde bunun karşılığını görürler. Cihan ve Hançer'in bir nefes almasını istiyorum artık; o ikisinin mutlu olduğu beş dakika bile bu dizi için yeter de artar. Bakalım perşembe akşamı ne göreceğiz, ben temkinli umutluyum.