Fragmanı ilk izlediğimde en çok dikkatimi çeken şey, Evlilik Güzeldir'in bu kez tansiyonu tek bir çift üzerinden değil, neredeyse bütün evlerin içinden aynı anda yükseltmesi oldu. Murat ile Zeynep tarafında o meşhur iletişimsizlik düğümü hâlâ çözülmemiş; fragmanda Zeynep'in "söylemek istediğin bir şey varsa söyle" bakışıyla durduğu, Murat'ın ise ağzını açıp yine yarı yolda bıraktığı o kısacık sahne bile bu hafta neyin kilitlendiğini anlatıyor. Murat'ın sakladığı o mesele bence bölümün asıl fitili, çünkü fragmanın ilerleyen saniyelerinde Zeynep'in evden çıkarken kapıyı biraz fazla sert kapattığını görüyoruz ki bu dizide kapı sesleri hep bir şeyin habercisi oldu. Nergis ile Sezai cephesi ise yine gülümseterek ilerliyor; robot süpürge muhabbetinden sonra bu hafta da Nergis'in Sezai'yi kursa sürüklediği, adamın o meşhur takım elbisesiyle bir etkinliğin ortasında kalakaldığı bir sahne var ve orada Sezai'nin yüzündeki çaresizlik tek başına bölümün en tatlı anı olmaya aday. Can ile Aslı tarafında ise iş biraz daha ciddi; fragmanda ailelerin karşı karşıya geldiği bir yemek masası var ve babanın "ben size kızımı vermiyorum" repliğinin bu sefer daha resmi bir ortamda tekrar edildiğini duyuyoruz. Servet ile Melek de son bölümlerde iyice öne çıkmış, fragmanda ikisinin bir mutfak kavgasından hemen sonra birbirine bakıp gülmesi, bu çiftin de artık sadece yan hikâye olmadığını gösteriyor. Yasemin ve Sinan'ın kısa ama anlamlı bir anı da araya sıkıştırılmış, oradaki sessizlik bence tesadüf değil.
Benim tahminim şu: Murat'ın saklandığı konu 5. bölümde patlayacak ama yine klasik yoldan değil, üçüncü bir kişinin ağzından dökülerek patlayacak. Zeynep bunu kendi kulağıyla değil, başkasından duyarsa asıl kriz orada başlar, çünkü bu dizide karakterler yalanı değil, "benden saklanmasını" affedemiyor. Nergis ile Sezai tarafında ise büyük bir kriz beklemiyorum; onlar bu hikâyenin nefes alma alanı ve bence senarist de bunun farkında, o yüzden onları komedi kanadında tutuyor. Tek dileğim seyircinin de sık sık söylediği gibi Sezai'yi bir kez olsun sivil kıyafetle görmek, adam evde bile ceketini çıkarmıyor, bu bile ayrı bir karakter detayı olmuş ama artık bir eşofman hak etti bence. Can ile Aslı'da ise o "kızımı vermiyorum" çıkışının bölümün sonunda tersine döneceğini düşünüyorum; ya babanın gururunu kıracak bir olay yaşanacak ya da Aslı net bir tavır alıp masayı dağıtacak. O sahnede ağlayacağımı şimdiden biliyorum, boşuna hazırlanmıyorum.Servet ile Melek'in de bu bölümde küçük bir sırla karşımıza çıkacağını, belki geçmişten bir tanıdığın kapıyı çalacağını hissediyorum. Dizinin en güzel yanı, çiftlerin birbirine benzememesi; her biri farklı bir evlilik hâlini anlatıyor ve eski aile dizilerinin o sıcaklığı gerçekten tutmuş. Umarım reytingler de bunun karşılığını verir, çünkü bu kadar dengeli yazılmış bir ensemble kadro her sezon karşımıza çıkmıyor. Erken final gibi bir söylenti duymak istemiyorum açıkçası; bu hikâyenin en az iki sezon anlatacak şeyi var. 5. bölümden beklentim yüksek, hem güleceğiz hem o masada bir yerde boğazımız düğümlenecek.
Bölüm Yorumu
Evlilik GüzeldirFragmanı ilk izlediğimde en çok dikkatimi çeken şey, Evlilik Güzeldir'in bu kez tansiyonu tek bir çift üzerinden değil, neredeyse bütün evlerin içinden aynı anda yükseltmesi oldu. Murat ile Zeynep tarafında o meşhur iletişimsizlik düğümü hâlâ çözülmemiş; fragmanda Zeynep'in "söylemek istediğin bir şey varsa söyle" bakışıyla durduğu, Murat'ın ise ağzını açıp yine yarı yolda bıraktığı o kısacık sahne bile bu hafta neyin kilitlendiğini anlatıyor. Murat'ın sakladığı o mesele bence bölümün asıl fitili, çünkü fragmanın ilerleyen saniyelerinde Zeynep'in evden çıkarken kapıyı biraz fazla sert kapattığını görüyoruz ki bu dizide kapı sesleri hep bir şeyin habercisi oldu. Nergis ile Sezai cephesi ise yine gülümseterek ilerliyor; robot süpürge muhabbetinden sonra bu hafta da Nergis'in Sezai'yi kursa sürüklediği, adamın o meşhur takım elbisesiyle bir etkinliğin ortasında kalakaldığı bir sahne var ve orada Sezai'nin yüzündeki çaresizlik tek başına bölümün en tatlı anı olmaya aday. Can ile Aslı tarafında ise iş biraz daha ciddi; fragmanda ailelerin karşı karşıya geldiği bir yemek masası var ve babanın "ben size kızımı vermiyorum" repliğinin bu sefer daha resmi bir ortamda tekrar edildiğini duyuyoruz. Servet ile Melek de son bölümlerde iyice öne çıkmış, fragmanda ikisinin bir mutfak kavgasından hemen sonra birbirine bakıp gülmesi, bu çiftin de artık sadece yan hikâye olmadığını gösteriyor. Yasemin ve Sinan'ın kısa ama anlamlı bir anı da araya sıkıştırılmış, oradaki sessizlik bence tesadüf değil.
Benim tahminim şu: Murat'ın saklandığı konu 5. bölümde patlayacak ama yine klasik yoldan değil, üçüncü bir kişinin ağzından dökülerek patlayacak. Zeynep bunu kendi kulağıyla değil, başkasından duyarsa asıl kriz orada başlar, çünkü bu dizide karakterler yalanı değil, "benden saklanmasını" affedemiyor. Nergis ile Sezai tarafında ise büyük bir kriz beklemiyorum; onlar bu hikâyenin nefes alma alanı ve bence senarist de bunun farkında, o yüzden onları komedi kanadında tutuyor. Tek dileğim seyircinin de sık sık söylediği gibi Sezai'yi bir kez olsun sivil kıyafetle görmek, adam evde bile ceketini çıkarmıyor, bu bile ayrı bir karakter detayı olmuş ama artık bir eşofman hak etti bence. Can ile Aslı'da ise o "kızımı vermiyorum" çıkışının bölümün sonunda tersine döneceğini düşünüyorum; ya babanın gururunu kıracak bir olay yaşanacak ya da Aslı net bir tavır alıp masayı dağıtacak. O sahnede ağlayacağımı şimdiden biliyorum, boşuna hazırlanmıyorum. Servet ile Melek'in de bu bölümde küçük bir sırla karşımıza çıkacağını, belki geçmişten bir tanıdığın kapıyı çalacağını hissediyorum. Dizinin en güzel yanı, çiftlerin birbirine benzememesi; her biri farklı bir evlilik hâlini anlatıyor ve eski aile dizilerinin o sıcaklığı gerçekten tutmuş. Umarım reytingler de bunun karşılığını verir, çünkü bu kadar dengeli yazılmış bir ensemble kadro her sezon karşımıza çıkmıyor. Erken final gibi bir söylenti duymak istemiyorum açıkçası; bu hikâyenin en az iki sezon anlatacak şeyi var. 5. bölümden beklentim yüksek, hem güleceğiz hem o masada bir yerde boğazımız düğümlenecek.