İçeriğe geç
Daha 17 20. Bölüm Fragmanı

Daha 17 20. Bölüm Fragmanı

Daha 17 Sezon 1 · Bölüm 20 27 izlenme

Bölüm Yorumu

Daha 17

Açıkçası Daha 17'nin 20. bölüm fragmanını iki kere üst üste izledim, ikincisinde de aynı yerde boğazım düğümlendi. Fragmanın en çok konuşulan anı belli: Teoman'ın Deniz'in yanındayken yüzünün değişmesi, gözlerinin bir noktaya kilitlenmesi ve o sahnedeki sessizlik. Hatıraların geri gelmeye başladığı o an tam da en savunmasız olduğu yerde, en güvendiği insanın yanında yaşanıyor ki bu tesadüf değil bence. Zaten dizi başından beri şunu işliyor: Demir kimsenin yanında kendisi olamıyor, sadece Deniz'in yanında nefes alabiliyor. O güven duygusunu bu kadar sade anlatmaları hoşuma gidiyor. Fragmandaki diğer ağır sahne ise Aras'ın dolabı parçalaması. Orada kırılan şey dolap değil tabii; yıllarca içine tıktığı öfke, suçluluk, kardeşini koruyamamış olmanın ağırlığı hepsi birden dışarı çıkıyor. Bir insanın sessizce taşıdığı acı en sonunda böyle patlıyor işte. Yurt sahneleri de fragmanın şaşırtıcı tarafıydı, Teoman ve Leyla'nın da orada kalacak olmasını hiç beklemiyordum. Yatakları hazırlarken Aras ile Teoman arasındaki o sessiz abi-kardeş uyumu, kimse bilmeden kurulan o bağ, izlerken insanın içini ısıtıyor ama aynı zamanda acıtıyor çünkü biri gerçeği biliyor diğeri bilmiyor. Şebnem cephesinde de işler karışıyor; oğlunu kaybettiğini idrak ettiği anlar, geçmişe dönen genç Şebnem görüntüleri fragmanın en çok yorulan kısmıydı. Bir dakikada gülümsetip bir dakikada ağlatan bir fragman olmuş, duygu geçişleri gerçekten hızlıydı.

Benim tahminim şu: Teoman her şeyi tek seferde hatırlamayacak, parça parça gelen flaşlarla ilerleyeceğiz ve bu da gerilimi birkaç bölüm daha taşıyacak. Çünkü hemen hatırlarsa dizinin elindeki en büyük koz bitmiş olur. Muhtemelen önce yüzler, sonra sesler, en son da o travmatik an gelecek aklına. Asıl mesele şu: hatırladığında ilk kime koşacak? Bana kalırsa Deniz'e, çünkü ona anlatmadan kimseye anlatamaz. Ama hatırlamanın en tehlikeli tarafı, onu kaçıranların bunu öğrenmesi. Eğer karşı taraf Demir'in hafızasının geri geldiğini sezerse işler çok daha sert bir yere gider, belki de yeni bir kaçırma ya da susturma girişimi görürüz. Aras tarafında ise o dolap sahnesinin ardından bir çözülme bekliyorum; belki de ilk kez birine içini dökecek ve bu kişi büyük ihtimalle Teoman'ın kendisi olacak, farkında olmadan kardeşine kardeşini anlatacak. Bu diziyi bu kadar vurucu yapan şey tam olarak bu ironi zaten. Şebnem'in de artık oturup beklemeyeceğini düşünüyorum, bir annenin sezgisi devreye girdiğinde kimse durduramaz, o yüzden yurt sahnelerinde onunla Teoman'ın karşılaşma ihtimali beni geriyor. Kavuşma sahnesi bu bölümde olur mu bilmiyorum, dizinin temposuna bakılırsa biraz daha ağırdan alacaklar gibi ama fragmandaki tempo da o kavuşmanın yaklaştığını hissettiriyor. Bir de Leyla'nın yurtta kalmasının ne gibi sonuçlar doğuracağını merak ediyorum, orada beklemediğimiz bir denge kurulabilir. Kısacası bir hafta nasıl geçecek bilmiyorum ama bu bölümün sonunda hepimizin yine aynı sahneyi tekrar tekrar izleyeceğimize eminim. Umarım bu sefer Öztürk kardeşler için biraz nefes alınacak bir an bırakırlar.