Vallahi ne yalan söyleyeyim, Altı Üstü İstanbul’un 6. Bölüm 2. Fragmanı bile içimi bir tuhaf yaptı, oturduğum yerde kıpır kıpır oldum. Malum, son bölümde yaşananlardan sonra herkes diken üstündeydi, bu fragman da adeta o gerilimi iliklerimize kadar işledi. Özellikle o ilk sahne, Melek’in gözlerindeki o hırs ve çaresizlik karışımı ifade, resmen kalbimi sıkıştırdı. Hani derler ya, “bir kadının gözlerinde fırtınalar kopuyor” diye, işte aynen öyleydi. Daha geçen hafta melek gibi bir kızdı, şimdi aşk acısı onu bambaşka birine dönüştürmüş, resmen intikam ateşiyle yanıp tutuşuyor gibi. Fragmanın devamında gördüğümüz üzere, Naza ile Melek arasındaki o çatışma artık bambaşka bir boyuta geçmiş. Fragmanda Naza'nın Emir'le mutlu anlarına kısa bir kesit gösteriliyor ama hemen ardından Melek'in o kıskanç bakışı, tüm o mutluluğu gölgeliyor. Sanki "bu mutluluk çok sürmeyecek" der gibiydi. Bir an sanki Melek'in elinde bir zarf ya da bir mektup vardı, neydi o tam göremedik ama sanki bir sırrı ifşa etmeye hazırlanıyor gibiydi, insanı meraktan çatlatıyor. Bir de Emir'in çaresizliği var tabii. O kadar haklı ki izleyici yorumlarında, çocuğa yazık oluyor resmen. Fragmanda yine birilerine bağırırken gördük Emir'i, sesi kısılmış, gözleri dönmüş. Hem Melek'in hem Naza'nın arasında kalmış bir adam, üstüne üstlük bir de kendi hayatında bir şeyler yolunda gitmiyor anlaşılan. Hasan ile olan dostlukları da sanki bu bölümde ciddi bir sınava tabi tutulacak gibi. Fragmanda Hasan'ın Emir'e "ne yapıyorsun sen, aklını mı kaçırdın?" der gibi bir sahnesi vardı, sanki aralarındaki bağ kopma noktasına gelmiş. Müzik seçimleri ise her zamanki gibi yine şahane. Tam olayların gerilimine uygun, tüyleri diken diken eden cinsten bir melodi eşliğinde izledik bu sahneleri. Özellikle Melek’in o karanlık dönüşümünü vurgulayan parçalar, karakterin iç dünyasındaki fırtınayı çok iyi yansıtıyor. Belli ki bu bölüm, tansiyonu çok yüksek, sır perdelerinin aralanmaya başladığı bir bölüm olacak.
Şimdi gelelim tahminlere ve içimi kemiren o büyük soru işaretlerine. En büyük teori, fragmanın çok ucundan gösterdiği o anlık flashback veya bir objeyle verilen ipucuyla perçinlenen Melek ve Naza'nın kardeş olması meselesi. Eğer bu gerçekten doğruysa, dizinin tüm dinamikleri alt üst olur, inanın bana. Düşünsenize, ikisi de aynı adama aşık, biri diğerinin sevgilisini "elinden aldı" derken aslında kardeş olduklarını öğrenecekler. İşte o anki yüz ifadeleri, tepkileri nasıl olur, oturup ağlar mıyım, şoktan kalır mıyım, inanın bilmiyorum. Melek'in bu psikopata dönüşme süreci, kardeş oldukları ortaya çıktığında bir anda pişmanlığa mı dönüşür, yoksa intikam ateşi daha da mı büyür, işte bu tam bir muamma. Benim tahminim, Melek’in bu bölümde gerçekten çok ciddi bir adım atacağı yönünde. Ya Naza'nın Emir'le olan ilişkisini bitirecek bir koz kullanacak, ya da belki de daha da ileri giderek bir felakete yol açacak. Bu arada Emir'in durumu da beni düşündürüyor. Çocuğun zaten yükü ağır, bir de bu iki kız kardeşin arasında kalırsa iyice yorulacak. Acaba o da bir şeylerden şüphelenmeye başlayacak mı? Belki o bağırışmalarından biri, bir gerçeğin kapısını aralar. Hasan'ın Emir'e olan sadakati ise benim için çok değerli. Umarım senaristler bu dostluğu bozmazlar, çünkü Hasan'ın Emir'den başka kimsesi olmadığını biliyoruz. Belki de Hasan, bu karmaşanın ortasında sağduyunun sesi olacak ve bir şeyleri toparlamaya çalışacak. Bu bölümde o "melek" gibi bildiğimiz Melek'ten geriye ne kaldığını, Naza'nın saflığının ne kadar korunabileceğini ve Emir'in bu kaostan nasıl çıkacağını görmeyi çok merak ediyorum. Kısacası, 6. bölüm, herhalde bizi ekran başına kilitleyip, son sahnesinde ağzımız açık bırakacak cinsten bir bölüm olacak gibi duruyor. Hadi bakalım, bekleyip göreceğiz neler yaşanacak!
Bölüm Yorumu
Altı Üstü İstanbulVallahi ne yalan söyleyeyim, Altı Üstü İstanbul’un 6. Bölüm 2. Fragmanı bile içimi bir tuhaf yaptı, oturduğum yerde kıpır kıpır oldum. Malum, son bölümde yaşananlardan sonra herkes diken üstündeydi, bu fragman da adeta o gerilimi iliklerimize kadar işledi. Özellikle o ilk sahne, Melek’in gözlerindeki o hırs ve çaresizlik karışımı ifade, resmen kalbimi sıkıştırdı. Hani derler ya, “bir kadının gözlerinde fırtınalar kopuyor” diye, işte aynen öyleydi. Daha geçen hafta melek gibi bir kızdı, şimdi aşk acısı onu bambaşka birine dönüştürmüş, resmen intikam ateşiyle yanıp tutuşuyor gibi. Fragmanın devamında gördüğümüz üzere, Naza ile Melek arasındaki o çatışma artık bambaşka bir boyuta geçmiş. Fragmanda Naza'nın Emir'le mutlu anlarına kısa bir kesit gösteriliyor ama hemen ardından Melek'in o kıskanç bakışı, tüm o mutluluğu gölgeliyor. Sanki "bu mutluluk çok sürmeyecek" der gibiydi. Bir an sanki Melek'in elinde bir zarf ya da bir mektup vardı, neydi o tam göremedik ama sanki bir sırrı ifşa etmeye hazırlanıyor gibiydi, insanı meraktan çatlatıyor. Bir de Emir'in çaresizliği var tabii. O kadar haklı ki izleyici yorumlarında, çocuğa yazık oluyor resmen. Fragmanda yine birilerine bağırırken gördük Emir'i, sesi kısılmış, gözleri dönmüş. Hem Melek'in hem Naza'nın arasında kalmış bir adam, üstüne üstlük bir de kendi hayatında bir şeyler yolunda gitmiyor anlaşılan. Hasan ile olan dostlukları da sanki bu bölümde ciddi bir sınava tabi tutulacak gibi. Fragmanda Hasan'ın Emir'e "ne yapıyorsun sen, aklını mı kaçırdın?" der gibi bir sahnesi vardı, sanki aralarındaki bağ kopma noktasına gelmiş. Müzik seçimleri ise her zamanki gibi yine şahane. Tam olayların gerilimine uygun, tüyleri diken diken eden cinsten bir melodi eşliğinde izledik bu sahneleri. Özellikle Melek’in o karanlık dönüşümünü vurgulayan parçalar, karakterin iç dünyasındaki fırtınayı çok iyi yansıtıyor. Belli ki bu bölüm, tansiyonu çok yüksek, sır perdelerinin aralanmaya başladığı bir bölüm olacak.
Şimdi gelelim tahminlere ve içimi kemiren o büyük soru işaretlerine. En büyük teori, fragmanın çok ucundan gösterdiği o anlık flashback veya bir objeyle verilen ipucuyla perçinlenen Melek ve Naza'nın kardeş olması meselesi. Eğer bu gerçekten doğruysa, dizinin tüm dinamikleri alt üst olur, inanın bana. Düşünsenize, ikisi de aynı adama aşık, biri diğerinin sevgilisini "elinden aldı" derken aslında kardeş olduklarını öğrenecekler. İşte o anki yüz ifadeleri, tepkileri nasıl olur, oturup ağlar mıyım, şoktan kalır mıyım, inanın bilmiyorum. Melek'in bu psikopata dönüşme süreci, kardeş oldukları ortaya çıktığında bir anda pişmanlığa mı dönüşür, yoksa intikam ateşi daha da mı büyür, işte bu tam bir muamma. Benim tahminim, Melek’in bu bölümde gerçekten çok ciddi bir adım atacağı yönünde. Ya Naza'nın Emir'le olan ilişkisini bitirecek bir koz kullanacak, ya da belki de daha da ileri giderek bir felakete yol açacak. Bu arada Emir'in durumu da beni düşündürüyor. Çocuğun zaten yükü ağır, bir de bu iki kız kardeşin arasında kalırsa iyice yorulacak. Acaba o da bir şeylerden şüphelenmeye başlayacak mı? Belki o bağırışmalarından biri, bir gerçeğin kapısını aralar. Hasan'ın Emir'e olan sadakati ise benim için çok değerli. Umarım senaristler bu dostluğu bozmazlar, çünkü Hasan'ın Emir'den başka kimsesi olmadığını biliyoruz. Belki de Hasan, bu karmaşanın ortasında sağduyunun sesi olacak ve bir şeyleri toparlamaya çalışacak. Bu bölümde o "melek" gibi bildiğimiz Melek'ten geriye ne kaldığını, Naza'nın saflığının ne kadar korunabileceğini ve Emir'in bu kaostan nasıl çıkacağını görmeyi çok merak ediyorum. Kısacası, 6. bölüm, herhalde bizi ekran başına kilitleyip, son sahnesinde ağzımız açık bırakacak cinsten bir bölüm olacak gibi duruyor. Hadi bakalım, bekleyip göreceğiz neler yaşanacak!