İçeriğe geç
Altı Üstü İstanbul 10. Bölüm 3. Fragmanı

Altı Üstü İstanbul 10. Bölüm 3. Fragmanı

Altı Üstü İstanbul Sezon 1 · Bölüm 10 40 izlenme

Bölüm Yorumu

Altı Üstü İstanbul

Ah be sevgili dizi severler, yine heyecanla ekran başına kurulmuş, “Altı Üstü İstanbul” 10. bölüm 3. fragmanını kaçıncı kez izlediğimi ben de unuttum. Yani Allah aşkına, ne yapıyorsunuz siz? İnsanı bu kadar keyifli, bu kadar içten bir fragmanla baş başa bırakıp bir hafta daha bekletmek adil mi? Gördüğümüz kadarıyla bu haftanın ve fragmanın başrolünde kesinlikle çiftlerimiz var. Zaten fragman başlığı da 3. fragman olduğunu ve genelde bu son fragmanların çiftlere özel hazırlandığını düşündüğümüzde, beklentilerimin boşa çıkmadığını söylemeliyim. Özellikle sosyal medyada yankı bulan ve herkesin diline pelesenk olan Emnaz çifti, nihayet sevgili olmuş halleriyle karşımızda. Şoku atlattık derken, sanki bir tık daha samimi ve mesafeleri iyice kaldırmış bir halleri var gibi. Küçük flörtleşmelerden, tatlı atışmalardan sonra gelinen bu nokta, izleyicinin yüzünde istemsiz bir tebessüm bırakıyor. Ama asıl bomba tabii ki Uzmel ikilisi! Pamuk şeker yiyip, o kadar içten, o kadar samimi bir şekilde birbirlerine bakmaları, adeta aralarındaki kimyayı izleyicinin damarlarına zerk ediyor. Fragmanın en can alıcı anlarından biriydi bu. Pamuk şekerin o tatlılığı, sanki onların ilişkilerinin şu anki durumunu sembolize ediyor gibiydi, her şey baldan tatlı ve yumuşacık. Melis'in o anki güzelliği, yüzündeki huzurlu ifade, Uzay'ın ona bakışındaki hayranlık… her detay resmen kalbimizi ısıttı. Zaten izleyici yorumlarında da "Uzmel'in güzelliği der susarım" diyenler, "çok tatlılar" diye iç geçirenler haksız değil. Sanki bir rüya sahnesi izliyoruz ve bu sahnenin bitmesini hiç istemiyoruz. Diğer çiftlerimiz de fragmanda parladı diyebiliriz. Görünen o ki, bu bölüm romantizm tavan yapacak ve tüm çiftler arasında bir uyum rüzgarı esecek. Herkesin birbirine olan bakışları, dokunuşları, ufak tefek jestleri bile aralarındaki bağın ne kadar güçlendiğini gösteriyor. Sanki bir düğün alayı kurulmuş da herkes mutlu mesut oradan geçiyormuş gibi bir hava var. Ancak bu kadar tatlılığın ve uyumun ortasında, bir minik detay dikkatimi çekti: 0:35 saniyede "Hasan'ım nerede be?" diye soran bir izleyici yorumu vardı. Evet, fragmanda Hasan'a dair belirgin bir sahne yoktu. Acaba bu, onun hikayesinin biraz daha geride kaldığına mı işaret, yoksa bizi şaşırtacak bir gelişme mi bekliyor? Bu kadar pozitif bir tablonun içinde bir eksiklik hissettim desem yalan olmaz. Belki de bu, dizinin ilerleyen dakikalarında ortaya çıkacak bir gerilimin ilk habercisidir, kim bilir. Genel olarak, fragman tam bir görsel şölen ve romantizm patlaması vaat ediyor, bu da izleyicinin beklentilerini arşa çıkarıyor.

Şimdi gelelim bu tatlı fragmanın ardında yatan olası senaryolara ve benim naçizane tahminlerime. İlk olarak, "herkes mutlu" havası beni biraz şüphelendiriyor. Genelde Türk dizilerinde bu kadar net ve problemsiz bir mutluluk tablosu çizildiğinde, arkasından büyük bir fırtına kopar. Hani o meşhur "fırtına öncesi sessizlik" durumu. Özellikle "Hayret final de yazmıyor oysa." diyen izleyici yorumu tam da bu hislerimi destekliyor. Eğer bu bir final bölümü olsaydı, bu kadar saf mutluluk gayet normal olurdu, ama daha 10. bölümdeyken tüm çiftlerin bu denli sorunsuz ve huzurlu anlar yaşaması, büyük bir ters köşenin kapıda olduğunu fısıldıyor kulağımıza. Benim ilk tahminim, bu bölümdeki o pamuk şeker tadında anların, aslında karakterlerimizin daha sonra yüzleşeceği zorluklara karşı bir nevi "depo" niteliğinde olacağı yönünde. Yani, "alın şimdi keyfini çıkarın, sonra çok ağlayacaksınız" der gibi bir durum. Emnaz cephesinde, sevgili olmalarına rağmen hala çözülmemiş bazı meseleler su yüzüne çıkabilir. Belki de ilişkiye yeni başlamanın getirdiği pembe bulutlar dağıldığında, gerçek sorunlarla yüzleşmek zorunda kalacaklar. Ya da üçüncü bir şahıs, hatta ailelerinden biri aralarına girmeye çalışabilir. Uzmel'in bu kadar samimi ve uyumlu halleri ise, ya büyük bir yanlış anlaşılmaya yol açacak bir olayın habercisi ya da geçmişten gelen bir sırrın açığa çıkışıyla sarsılacakları anlamına gelebilir. Bu kadar güçlü bir kimyanın, dizinin gidişatında çok önemli bir dönüm noktası olacağını düşünüyorum. Ya onları daha da birbirine bağlayacak ya da geçici bir ayrılığa sebep olacak. Gelelim **Hasan**'ın fragmandaki yokluğuna. Bu durum, ya onun kendi hikayesinin bu bölümdeki romantizm rüzgarından bağımsız, belki daha dramatik bir yöne kaydığını gösteriyor ya da bizi şaşırtacak ani bir dönüşle ortaya çıkıp bir şeyleri karıştıracağını düşündürüyor. Belki de onun başına bir iş gelmiş, kimseye haber vermemiştir ve bu durum diğer çiftlerin mutluluğunu gölgeleyecektir. **Altı Üstü İstanbul**, şimdiye kadar hem tatlı hem de acı olayları dengeli bir şekilde işledi. Bu bölümde de bu dengeyi koruyacaklardır diye tahmin ediyorum. Muhtemelen ilk yarı o şahane romantik anlarla dolu olacak, sonra da bölümün son dakikalarında bizi koltuklarımıza çivileyecek bir olayla karşılaşacağız. Belki beklenmedik bir ayrılık, belki büyük bir kavga, belki de tüm dengeleri değiştirecek bir açıklama... İzleyici olarak bu kadar güzelliğin birden bire bitmesini istemesek de, maalesef Türk dizisi gerçekleri bizi hep diken üstünde tutuyor. Siz ne dersiniz, bu tatlılıklar nereye kadar sürecek? Yoksa fragmanda göremediğimiz, bambaşka bir fırtına mı bekliyor bizi? Benim içimdeki eleştirmen, bu kadar kusursuz bir tablonun altında mutlaka bir şeyler olduğunu fısıldıyor. Heyecanla 10. bölümü bekliyorum, bakalım tahminlerim ne kadar doğru çıkacak!