Fragmanı açar açmaz insanın içine bir tuhaflık çöküyor, çünkü A.B.İ.'nin bu 23. bölüm tanıtımı diğerlerine hiç benzemiyor; ritmi daha ağır, müzikler daha az, konuşmalar daha kısa ve keskin. En başta o uzun süredir beklenen sahne var: Doğan'ın dönüşü. Aylardır "geldi geliyor" denilen, her fragmanda bir gölge, bir ses, bir telefon şeklinde hissettirilen karakterin karşımıza net bir şekilde çıkması tek başına bölümü taşıyacak güçte. Dönüşün gösterildiği o kapı eşiği planında Doğan'ın yüzündeki ifade kızgınlık değil, daha çok yıllarca biriktirilmiş sessiz bir hesaplaşma hali gibi. Buna karşılık Saruhan cephesinde tam bir kontrol kaybı var; masasının başında oturup telefonu eline alıp bırakması, adamlarına verdiği emirlerin tonu, artık her şeyi kendi elinde tutamadığını anladığı an gibi okunuyor. Kenan İmirzalıoğlu ile Bergüzar Korel'in karşı karşıya geldiği o kısa diyalog parçası ise fragmanın en iyi bölümü bence; iki oyuncu da laf kalabalığına girmeden, sadece bakışla ve duruşla sahneyi doldurabiliyor. Arada geçen hastane koridoru görüntüsü, kime ait olduğu belli olmayan o sedye planı ve ardından gelen ani kesme klasik bir "kim vuruldu" oyunu olabilir ama bu dizide böyle şeyler genelde boşa kullanılmıyor. Bir de dikkatimi çeken şu: fragmanda hiçbir yerde "final" ibaresi yok. Hâlbuki haftalardır 5 bölümlük ikinci sezonun sonuna geldiğimiz, bu bölümün kapanış olacağı konuşuluyordu. Bu detayın atlanması, kanalın ya da yapımın hikâyeyi kapatmama yönünde bir karar aldığını düşündürüyor bana.
Tahminime gelirsek, bu bölümün klasik bir intikam tamamlanmasıyla bitmeyeceğini düşünüyorum. Doğan döndü ama dönmesi tek başına hesabın kapanması anlamına gelmiyor; aksine, bu dizide her hamlenin bedeli oluyor ve o bedeli genelde en masum karakterler ödüyor. Bu yüzden Saruhan'ın köşeye sıkışınca çok daha tehlikeli hale geleceğini, elindeki son kozu ailenin içinden birini hedef alarak oynayacağını düşünüyorum. İkinci bir olasılık daha var: belki de Doğan'ın dönüşü sanıldığı gibi bir kurtarma değil, bambaşka bir kriz. Yıllar önce olanların altında kalan gerçek hâlâ tam açıklanmadı ve bu bölümde eski hesabın aslında kimin yüzünden bozulduğu ortaya çıkarsa, seyircinin taraf tuttuğu isimler bir anda yer değiştirebilir. En çok korktuğum şey, bu hikâyenin yarısında bırakılması. Yorumlarda herkesin "final olmasın" demesi boşuna değil; karakterler oturdu, çatışma zemini kuruldu, oyuncu kadrosu arasındaki uyum tutmuş durumda. Böyle bir yapının tam da olgunlaştığı yerde kesilmesi hem izleyiciye hem hikâyeye haksızlık olur. Bu yüzden benim beklentim, bölümün açık uçlu bir sahneyle bitmesi; net bir kapanış değil, yeni bir sezonun kapısını aralayan, bir ses, bir isim, bir mektup gibi bir işaretle son bulması. Eğer gerçekten kapanış yapılacaksa da en azından Doğan ile Saruhan'ın yüz yüze geldiği o son hesaplaşmanın hakkı verilsin, aceleye getirilmiş bir yarım sayfa senaryoyla geçiştirilmesin. Bu hafta ekran başında olacak herkese şimdiden kolay gelsin, sanırım hepimiz bölüm bitince bir süre öyle sessizce oturup kalacağız.
Bölüm Yorumu
A.B.İ.Fragmanı açar açmaz insanın içine bir tuhaflık çöküyor, çünkü A.B.İ.'nin bu 23. bölüm tanıtımı diğerlerine hiç benzemiyor; ritmi daha ağır, müzikler daha az, konuşmalar daha kısa ve keskin. En başta o uzun süredir beklenen sahne var: Doğan'ın dönüşü. Aylardır "geldi geliyor" denilen, her fragmanda bir gölge, bir ses, bir telefon şeklinde hissettirilen karakterin karşımıza net bir şekilde çıkması tek başına bölümü taşıyacak güçte. Dönüşün gösterildiği o kapı eşiği planında Doğan'ın yüzündeki ifade kızgınlık değil, daha çok yıllarca biriktirilmiş sessiz bir hesaplaşma hali gibi. Buna karşılık Saruhan cephesinde tam bir kontrol kaybı var; masasının başında oturup telefonu eline alıp bırakması, adamlarına verdiği emirlerin tonu, artık her şeyi kendi elinde tutamadığını anladığı an gibi okunuyor. Kenan İmirzalıoğlu ile Bergüzar Korel'in karşı karşıya geldiği o kısa diyalog parçası ise fragmanın en iyi bölümü bence; iki oyuncu da laf kalabalığına girmeden, sadece bakışla ve duruşla sahneyi doldurabiliyor. Arada geçen hastane koridoru görüntüsü, kime ait olduğu belli olmayan o sedye planı ve ardından gelen ani kesme klasik bir "kim vuruldu" oyunu olabilir ama bu dizide böyle şeyler genelde boşa kullanılmıyor. Bir de dikkatimi çeken şu: fragmanda hiçbir yerde "final" ibaresi yok. Hâlbuki haftalardır 5 bölümlük ikinci sezonun sonuna geldiğimiz, bu bölümün kapanış olacağı konuşuluyordu. Bu detayın atlanması, kanalın ya da yapımın hikâyeyi kapatmama yönünde bir karar aldığını düşündürüyor bana.
Tahminime gelirsek, bu bölümün klasik bir intikam tamamlanmasıyla bitmeyeceğini düşünüyorum. Doğan döndü ama dönmesi tek başına hesabın kapanması anlamına gelmiyor; aksine, bu dizide her hamlenin bedeli oluyor ve o bedeli genelde en masum karakterler ödüyor. Bu yüzden Saruhan'ın köşeye sıkışınca çok daha tehlikeli hale geleceğini, elindeki son kozu ailenin içinden birini hedef alarak oynayacağını düşünüyorum. İkinci bir olasılık daha var: belki de Doğan'ın dönüşü sanıldığı gibi bir kurtarma değil, bambaşka bir kriz. Yıllar önce olanların altında kalan gerçek hâlâ tam açıklanmadı ve bu bölümde eski hesabın aslında kimin yüzünden bozulduğu ortaya çıkarsa, seyircinin taraf tuttuğu isimler bir anda yer değiştirebilir. En çok korktuğum şey, bu hikâyenin yarısında bırakılması. Yorumlarda herkesin "final olmasın" demesi boşuna değil; karakterler oturdu, çatışma zemini kuruldu, oyuncu kadrosu arasındaki uyum tutmuş durumda. Böyle bir yapının tam da olgunlaştığı yerde kesilmesi hem izleyiciye hem hikâyeye haksızlık olur. Bu yüzden benim beklentim, bölümün açık uçlu bir sahneyle bitmesi; net bir kapanış değil, yeni bir sezonun kapısını aralayan, bir ses, bir isim, bir mektup gibi bir işaretle son bulması. Eğer gerçekten kapanış yapılacaksa da en azından Doğan ile Saruhan'ın yüz yüze geldiği o son hesaplaşmanın hakkı verilsin, aceleye getirilmiş bir yarım sayfa senaryoyla geçiştirilmesin. Bu hafta ekran başında olacak herkese şimdiden kolay gelsin, sanırım hepimiz bölüm bitince bir süre öyle sessizce oturup kalacağız.