Yeni fragmanı izleyince A.B.İ.'nin gerçekten bir eşik atladığını düşündüm, çünkü 19. bölümde başlayan o sertleşme burada iyice belirginleşmiş. Fragmanın açılışındaki o kısa ama yüklü sahne, Saruhan'ın Leyla'ya yaptığı evlenme teklifinin gölgesinde geçiyor; kadının yüzündeki ifade "evet" demeye hazır bir kadının ifadesi değil, aksine kendini bir yere ait kılmaya çalışırken içinden başka bir şey haykıran birinin sessizliği gibi. Bergüzar Korel o sahnede tek kelime etmeden çok şey anlatıyor, gözünün kaçışıyla, elini geri çekişiyle bile cevabı sızdırıyor aslında. Hemen ardından gelen kesmelerde mafya tarafının ağırlığının belirgin biçimde arttığını görüyoruz; araba içinde konuşulan tehditler, karanlık bir depoda kurulan hesaplaşma masası, silah kuşanan adamlar ve Kadir cephesinde alınan sert kararlar... Dizinin ilk bölümlerdeki daha aile ağırlıklı, duygusal tonundan uzaklaşıp yeraltı hikâyesine dönmesi hem bir risk hem de bence doğru bir hamle, çünkü karakterlerin en iyi çalıştığı yer tam da bu baskı altındaki alan. Fragmanda dikkatimi çeken bir başka detay, Leyla ile Saruhan'ın karşı karşıya kaldıkları o sofra sahnesindeki gerilim; masa kalabalık ama iki kişi arasında sanki oda bomboş. Asude Kalebek'in canlandırdığı karakterin de bu bölümde daha çok inisiyatif aldığını, bir şeyleri açık etme eşiğine geldiğini seziyorum. Bir de fragmanın sonundaki o telefon konuşması var, kim kimi uyarıyor tam anlaşılmıyor ama "artık geri dönüşü yok" repliği bütün bölümün özeti gibi duruyor.
Tahminime gelirsem, Leyla'nın teklife net bir "evet" vereceğini sanmıyorum; bence ya cevabı erteleyecek ya da mecburiyetten kabul edip ilk fırsatta pişman olacak, çünkü hikâyenin geleceği o evlilikte değil, Kadir ile arasındaki çözülmemiş bağda duruyor. İzleyici yorumlarında Karadayı göndermesini görünce gülümsedim, gerçekten de o iki oyuncunun aynı karede olması insanın aklına eski günleri getiriyor ve dizinin en güçlü kozu bu kimya. Bir teorim var: mafya kanadındaki hesaplaşma, Leyla'yı doğrudan hedef haline getirecek ve onun korunmaya ihtiyaç duyan taraf değil, kendi hesabını kendi soran taraf olduğunu göreceğiz. İzleyicilerin aksiyon ve dövüş sahnesi isteği bence çok yerinde, bu karakterin oturduğu yerden ağlayarak taşıyacağı bir hikâye değil bu; eline silah alması, bir kapıyı tekmeyle açması hem karaktere hem oyuncuya yakışır. Saruhan cephesinde ise klasik bir çöküş bekliyorum, ne kadar hesaplı görünse de güvendiği adamlardan birinin ihaneti yüzünden yanlış hamleyi yapacak gibi duruyor. Bölümün finalinde ya bir vurulma ya da uzun süredir saklanan bir sırrın patlaması var bence, çünkü fragmanın kurgusu tam da böyle bir sona hazırlanıyor. Dizinin başından beri eleştirilen tempo problemi son iki bölümde ciddi biçimde düzeldi, keşke bu ritim en baştan yakalanabilseydi diyen yorumlara katılmamak elde değil ama geç olması hiç olmamasından iyidir. Umarım senaryo bu sertliği koruyup duygusal tarafı da elden bırakmaz, çünkü A.B.İ.'yi izlenir kılan şey aksiyonun kendisi değil, o aksiyonun altında kalan insanların hâlâ birbirine bir şey söylemeye çalışması. 20. bölümü merakla bekliyorum, özellikle Leyla'nın o teklife ne cevap verdiğini duymak için.
Bölüm Yorumu
A.B.İ.Yeni fragmanı izleyince A.B.İ.'nin gerçekten bir eşik atladığını düşündüm, çünkü 19. bölümde başlayan o sertleşme burada iyice belirginleşmiş. Fragmanın açılışındaki o kısa ama yüklü sahne, Saruhan'ın Leyla'ya yaptığı evlenme teklifinin gölgesinde geçiyor; kadının yüzündeki ifade "evet" demeye hazır bir kadının ifadesi değil, aksine kendini bir yere ait kılmaya çalışırken içinden başka bir şey haykıran birinin sessizliği gibi. Bergüzar Korel o sahnede tek kelime etmeden çok şey anlatıyor, gözünün kaçışıyla, elini geri çekişiyle bile cevabı sızdırıyor aslında. Hemen ardından gelen kesmelerde mafya tarafının ağırlığının belirgin biçimde arttığını görüyoruz; araba içinde konuşulan tehditler, karanlık bir depoda kurulan hesaplaşma masası, silah kuşanan adamlar ve Kadir cephesinde alınan sert kararlar... Dizinin ilk bölümlerdeki daha aile ağırlıklı, duygusal tonundan uzaklaşıp yeraltı hikâyesine dönmesi hem bir risk hem de bence doğru bir hamle, çünkü karakterlerin en iyi çalıştığı yer tam da bu baskı altındaki alan. Fragmanda dikkatimi çeken bir başka detay, Leyla ile Saruhan'ın karşı karşıya kaldıkları o sofra sahnesindeki gerilim; masa kalabalık ama iki kişi arasında sanki oda bomboş. Asude Kalebek'in canlandırdığı karakterin de bu bölümde daha çok inisiyatif aldığını, bir şeyleri açık etme eşiğine geldiğini seziyorum. Bir de fragmanın sonundaki o telefon konuşması var, kim kimi uyarıyor tam anlaşılmıyor ama "artık geri dönüşü yok" repliği bütün bölümün özeti gibi duruyor.
Tahminime gelirsem, Leyla'nın teklife net bir "evet" vereceğini sanmıyorum; bence ya cevabı erteleyecek ya da mecburiyetten kabul edip ilk fırsatta pişman olacak, çünkü hikâyenin geleceği o evlilikte değil, Kadir ile arasındaki çözülmemiş bağda duruyor. İzleyici yorumlarında Karadayı göndermesini görünce gülümsedim, gerçekten de o iki oyuncunun aynı karede olması insanın aklına eski günleri getiriyor ve dizinin en güçlü kozu bu kimya. Bir teorim var: mafya kanadındaki hesaplaşma, Leyla'yı doğrudan hedef haline getirecek ve onun korunmaya ihtiyaç duyan taraf değil, kendi hesabını kendi soran taraf olduğunu göreceğiz. İzleyicilerin aksiyon ve dövüş sahnesi isteği bence çok yerinde, bu karakterin oturduğu yerden ağlayarak taşıyacağı bir hikâye değil bu; eline silah alması, bir kapıyı tekmeyle açması hem karaktere hem oyuncuya yakışır. Saruhan cephesinde ise klasik bir çöküş bekliyorum, ne kadar hesaplı görünse de güvendiği adamlardan birinin ihaneti yüzünden yanlış hamleyi yapacak gibi duruyor. Bölümün finalinde ya bir vurulma ya da uzun süredir saklanan bir sırrın patlaması var bence, çünkü fragmanın kurgusu tam da böyle bir sona hazırlanıyor. Dizinin başından beri eleştirilen tempo problemi son iki bölümde ciddi biçimde düzeldi, keşke bu ritim en baştan yakalanabilseydi diyen yorumlara katılmamak elde değil ama geç olması hiç olmamasından iyidir. Umarım senaryo bu sertliği koruyup duygusal tarafı da elden bırakmaz, çünkü A.B.İ.'yi izlenir kılan şey aksiyonun kendisi değil, o aksiyonun altında kalan insanların hâlâ birbirine bir şey söylemeye çalışması. 20. bölümü merakla bekliyorum, özellikle Leyla'nın o teklife ne cevap verdiğini duymak için.