İçeriğe geç
A.B.İ. 19. Bölüm Fragmanı

A.B.İ. 19. Bölüm Fragmanı

A.B.İ. Sezon 1 · Bölüm 19 11 izlenme

Bölüm Yorumu

A.B.İ.

Şunu baştan söyleyeyim: A.B.İ.'nin 19. bölüm fragmanı, geçen haftaların o biraz dağınık, biraz "nereye gidiyoruz acaba" hissini üstünden atmış gibi duruyor. Fragmanın açılışındaki o sessiz mutfak sahnesi bile aslında çok şey anlatıyor; Kenan'ın masaya oturup hiçbir şey söylemeden karşısındakini süzmesi, elindeki bardağı bırakırken duyulan o tok ses... Yönetmen laf kalabalığı yapmadan gerilimi kurmayı öğrenmiş, bu iyi bir işaret. Leyla tarafında ise iş daha karışık; fragmanda onu iki kez telefonla, bir kez de arabada gözü yolda ama aklı bambaşka yerde görüyoruz. O telefon konuşmasında ismini duymadığımız birinin "bunu bana yapamazsın" cümlesi bence bölümün ana damarı olacak, çünkü hemen ardından gelen kesmede kapının önünde bekleyen o siluet var. Ailenin içindeki kırılma da hızlanmış: Ömer'in ağabeyine "sen bilmiyorsun, ben biliyorum" derken sesinin çatlaması, bu iki kardeşin arasındaki dengenin artık tamamen bozulduğunu gösteriyor. Bir evde herkesin bir sırrı varsa, o ev artık ev değildir; bekleme odasıdır. Fragmanın son on saniyesindeki hastane koridoru görüntüsü de klasik bir kanca ama en azından kimin başına bir şey geldiğini saklamayı akıl etmişler, yüzü göstermeyip sadece ayakkabıyı göstermek eski ama işe yarayan bir numara. Bir de şu var: Bergüzar Korel'in girişiyle diziye gelen o oturaklılık fragmanda bile fark ediliyor. Sahnede ikinci bir insan var ve karşısındakini gerçekten dinliyor, bu tek başına A.B.İ.'nin ritmini değiştirdi. Yaş farkı meselesinde izleyicinin haklı olduğunu düşünüyorum, iki insanın birbirine bakışı inandırıcı olduğunda senaryonun eksiklerini bile örtüyor.

Tahmine gelince, ben o hastane sahnesinin Kenan'la ilgili olmadığını düşünüyorum; çok kolay olurdu ve dizi ana karakterini bu aşamada yatağa yatırmaz. Bana kalırsa zarar gören kişi Ömer'in gizlice görüştüğü o adam ve bu, kardeşin elini kolunu bağlayacak bir borç ya da tehdit hikâyesine bağlanacak. Leyla cephesinde ise beklentim şu: kadın karakter sadece "gelen taze kan" olarak kalırsa çok yazık olur. Yorumlarda insanların ona aksiyon, dövüş sahnesi istemesi boşuna değil; adam gibi bir geçmiş yazılırsa, mesela eski bir görevden ya da kapatılmış bir dosyadan geliyorsa, bu diziye ihtiyacı olan sertliği katar. Zaten fragmandaki duruşu da bunu davet ediyor, kadın korkmuyor, geri adım atmıyor. İkinci teorim, Kenan'ın ondan bir şey sakladığı ve bu bölümde ilk çatlağın ortaya çıkacağı yönünde; o mutfak sahnesindeki suskunluk bana "söyleyemediği bir şey var" dedirtti. Bir de şu Afra dönemi meselesi: seyircinin o hayal kırıklığını hâlâ konuşuyor olması, yapımın işini zorlaştırıyor, çünkü artık her sahnede karşılaştırma yapılıyor. O yüzden bu bölümde yeni ikilinin arasına gereksiz bir üçüncü kişi sokmasınlar, yalvarırım. Hikâye şu an kardeş çatışması ve dışarıdaki tehdit üzerinden yürüyor, bu ikisi yeterince güçlü. Benim asıl merakım, finalde kimin kimi koruduğunun anlaşılması; çünkü fragman boyunca herkes birbirini kolluyor gibi görünüyor ama en çok saklayan kişi genelde en çok konuşandır. Perşembe akşamı bir de o kapının önündeki siluetin kim olduğuna dikkat edin, bence bütün bölüm oradan açılacak. Sizin tahmininiz ne, yorumlarda görüşelim.